11
Mart
2010
Kemal Kılıçdaroğlu’nun en çok bugün, en fazla bugün desteğe ihtiyacı var… Tek başına oradan oraya koşturuyor… Partisini adeta sırtlamış, geziniyor. Halkla konuşuyor dertleri dinliyor, fikir veriyor, fikir alıyor ve aslında CHP üst yönetiminin çok önceden yapması gereken açılımları tek başına gerçekleştiriyor.
Çünkü biliyor ki…Bu son şans… Biliyor ki CHP halka dokundu dokundu yoksa tren kaçacak… İki gün önce CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu Batman’daydı. Peki neler dedi?
1-Türbanlı, çarşaflı, başı örtülü, başı kapalı, mantolu, pardösülü, kim olursa olsun kadının günlük yaşamındaki giysisi siyasetin konusu olamaz. Gericilik ilericilik, hilafete karşı çıkmayı kıyafetle ele alırsanız gerici sizsiniz.
2-CHP’liler kimseyi ötekileştirmeden, toplumun her kesimiyle beraber olarak, sorunlarını dinleyerek, çözüm üreterek ve güven vererek yaklaşmak zorunda. İktidar olmak istiyorsanız toplumun tüm kesimlerini kucaklamak zorundasınız.
3-Kürt sorunun çözmeye talibiz. Kardeşlik içinde çözeceğiz. Sağlıklı güçlü bir ekonomi politikası izleyerek çözeceğiz. Herkesin düşüncesini özgürce ifade edebileceği bir Türkiye yaratarak çözeceğiz. Toplumsal bir barışın bir parçası olacaksa biz genel affa “Evet” deriz.
4-Seversin veya sevmezsin ama bu millet oy verdi mi, belediye başkanı yaptı mı? Evet ifadesini alacaksanız, hukuku adam gibi çalıştırıp davet edersin gelir ifadesini verir. Peki eline kelepçe vurup sıraya dizip boy boy fotoğrafını çekmek dünyanın hangi modern ülkesinde var? Cebinden yarım limon çıktı diye küçücük çocuğu tutuklayıp hapse atacaksın. Bunu kabul etmiyorum. Bu çocuklar bizim çocuklarımızdır. Çocukları suçlamayacaksın. Ona taş attıran mekanizmadan kurtaracaksın.
“Hay ağzını seveyim senin!” dedim, okuyunca…
Ben bu adama oy veririm. Ben bu adamın arkasından yola düşerim.
Düşerim de…Düşecek çok adam var da… Onu düşürürler mi, orası ayrı.
Demeye kalmadı, önce CHP sözcüsü Mustafa Özyürek’in ardından da CHP lideri Deniz Baykal’ın “Genel af gündemimizde yoktur” açıklamaları geldi.
Bugün evet bugün Kemal Kılıçdaroğlu’nun müthiş bir desteğe, arkasında “Biz buradayız” diyeceklere, “CHP’den bir cacık olmaz” diye buyuranlara ihtiyacı var. Oysa herkes biliyor ki, örneğin İstanbul değil Ankara’dan Büyükşehir adayı olsaydı, seçimi kazanabilirdi. Ama inatla İstanbul’a gönderildi. Onca halk desteğine, onca sevilmesine, onca alkışa rağmen hep ikinci planda tutuldu.
Onur Öymen’in “Alevilere Dersim benzetmesi” en çok onu kırdı, onu üzdü, ama ayrılmadı ayrılamadı, “Pire için yorgan yakma” diyen dostları dinledi. Mehmet Sevigen’in kızının nişanında karşılaştık. “Hedefimiz kadınlar ve gençler olmalı” diye heyecanlı heyecanlı anlattı. “Nasıl bir sol?” sorusu üzerine epey sohbet ettik, hatta Karşıt Görüş’te buluşmak için sözleştik. Umutluydu, tutkuluydu ve samimiydi. “Zaman bu zaman” diyordu. CHP’nin atağa kalkması gereken zaman bu zamandır!
Kadın Kolları Başkanı bile bulunmayan bir CHP’nin kadınlara açılım yapması gerektiğini düşünen bu adam üstelik bu arzusunda son derece ciddi. Öylesine ciddi ki, yılların politikacı yorgunluğu bezginliğiyle değil, dün mezun olmuş yeni yetme siyasetçinin heyecanına sahip. CHP’nin tek eksiği bu değil mi zaten? Heyecan, gençlik, dinamizm…
Diyeceğim şudur ki birileri benzetme yapmaya başladıysa…
Bknz. Gandi. Bknz Yeni Karaoğlan.
İktidarın güçlü kuvvetli, heybetli isimleri bir tek onun sesinden rahatsız oluyorsa… Hiç kimse ama hiç kimse tartışma programlarında bile onunla bir araya gelmemeye özen gösteriyor, gerekçe olarak, “Sakin bir yapısı var, halk seviyor, dosyalan falan çıkartıyor güven veriyor” diyorsa…Kemal Kılıçdaroğlu’nun bugün çok ama çok desteğe ihtiyacı var.
Balçiçek Pamir – 10.03.2010
yorumlar:
yorum yapmak ister misin?