- Cuma, Mayıs 14, 2010, 0:44
- Bir Yazar Bir Yazı
- 3 views
DENİZ Bey, sizinle ilgili yazılmış ve içinde “ama” bulunmayan bir yazı arıyorum.
“Ama” burada kilit vazifesi görüyor.
Yasak savmak babında neredeyse kalıp cümle halinde “Bu kara saldırıyı, bu feci komployu, bu çirkin tezgâhı kınıyorum” dedikten sonra bir “ama” geliyor ve yazar/çizer/siyasetçi tayfası asıl fikrini ondan sonra söylemeye başlıyor.
Tamamına Bak
- Cumartesi, Temmuz 3, 2010, 1:56
- Bir Yazar Bir Yazı
- 10 views
DENGESİ, odağı olmayan, mesaj kaygısı taşımayan kaosa teslim olmuş bir yazı denemesi yapacağım. Hani kahvede konuşur gibi...
Müsaadenizle...
Tamamına Bak
- Salı, Kasım 17, 2009, 1:18
- Bir Yazar Bir Yazı
- 65 views
Bu lafım, her meseleyi tarihten bir anekdot cımbızlayarak halletmeye çalışan köşe yazarlarımızadır.. Durumun bir benzerini bulur, hikâyeni anlatırsın.. “Atatürk o zaman böyle yapmıştı..” dersin.. Okurun kafasına iyi girsin diye bir de “Yaaaa işte böyleee!” çekersin.. Olur biter..
Bizim köşeciler de arada sırada kitap okur..
Tamamına Bak
- Perşembe, Temmuz 1, 2010, 20:27
- Bir Yazar Bir Yazı
- 5 views
SORUN sadece Rana‘yla mı ilgili yoksa burada çok daha genel bir sorundan mı bahsediyoruz bunun ortaya çıkması için yazıyorum bu yazıyı. Basit bir vaka ele alalım ve sonra işin nasıl komplike hale getirildiğini görelim. Diyelim ki karı-koca bir buzdolabı almaya karar verdik.
Tamamına Bak
- Cuma, Mayıs 14, 2010, 0:01
- Bir Yazar Bir Yazı
- 5 views
Beni seçen bu halkı gerçekten anlamıyorum:
Yok kişiliksizmişim, yok liderime köle gibi itaat ediyormuşum, yok benim kendi fikrim yok muymuş gibi bir takım eleştirilerle beni rahatsız ediyorlar.
Bir de bu eleştirilerine bazı (sapık) ideolojik kılıflar uyduruyorlar:
Neymiş, "Parti içi demokrasi önemliymiş", "Parti içi demokrasi olmayınca, liderin yanlış yapması önlenemezmiş", "demokrasi parti içinden başlarmış" falan filan.
Tamamına Bak
- Perşembe, Kasım 5, 2009, 2:06
- Bir Yazar Bir Yazı
- 36 views
Erdal İnönü, SODEP’li yıllarda Deniz Baykal’la ilişkisini şöyle anlatmıştı: “Genel Başkan olduktan sonra Deniz Baykal, yanında bir iki gazeteciyle geldi. Gazetecileri içeri almadım.
Anladım ki bu bir propaganda manevrası. SODEP’e arkadaşlarıyla törenle üye olmak istediğini söyledi. Baktım ki hizip olarak girmek istiyor, ‘Ona izin veremem’ dedim.”
Tamamına Bak
- Cuma, Ekim 2, 2009, 15:21
- Bir Yazar Bir Yazı
- 24 views
Bazen tek bir olay, bütün bir ülkeyi anlatır.
Şu Ceylan’ın korkunç hikâyesine bakın, Türkiye’yi göreceksiniz.
Bu ülke, bir roketle bir kız çocuğunun paramparça edilebildiği bir ülke.
Bir sosyal demokrat, bir siyasetçi, bir insan olan Deniz Baykal, “Kürt açılımının içi boş, doldursunlar konuşalım” diyordu.
Tamamına Bak
- Çarşamba, Ağustos 26, 2009, 2:01
- Bir Yazar Bir Yazı
- 5 views
100 yıllık Fenerbahçe Cumhuriyeti’nin, bizim 85 yıllık cumhuriyetimizden daha iyi durumda olduğunu görmek için bir maç yetti. Bir kere ahali cumhuriyetine daha sadık. “Kale”si daha iyi korunuyor, Başkan’ı daha az tartışılıyor. Avrupa konusunda da daha kararlılar.
Tamamına Bak
- Cumartesi, Mayıs 16, 2009, 1:00
- Bir Yazar Bir Yazı
- 0 views
Bu yazıya katılabilirsiniz, muhalif olabilirsiniz. Ama tahminimce tepkisiz kalamazsınız. Ahmet Altan hiç aklımıza gelmeyen, belki cesaret edemediğimiz soruları sorduruyor. Gerçekten, Tanrı gelse yine razı olmaz mıyız?
Tamamına Bak
- Perşembe, Mayıs 7, 2009, 0:47
- Bir Yazar Bir Yazı
- 2 views
Bilirsiniz Türkçe'de bir atasözü vardır: "Sabreden derviş, muradına ermiş" derler.
Böylece "sabrın sonu selamet", "sabırla koruk helva olur" gibi esası Anadolu halkını "sabretmeye", yani itiraz etmemeye, boyun eğmeye ve beklemeye alıştıran öteki atasözleri gibi, bu atasözü de, insanlarımızı "kaderine boyun eğmeye" ve "beklemeye" alıştıran bir mesaj verir.
Tamamına Bak