<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>www.keyfizar.com &#187; Bir Yazar Bir Yazı</title>
	<atom:link href="http://www.keyfizar.com/category/bir-yazar-bir-yazi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.keyfizar.com</link>
	<description>www.keyfizar.com</description>
	<lastBuildDate>Sat, 17 Dec 2011 14:02:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
		<item>
		<title>İslam&#8217;da inanç ve gelenek çatışması</title>
		<link>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/islamda-inanc-ve-gelenek-catismasi/</link>
		<comments>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/islamda-inanc-ve-gelenek-catismasi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Oct 2011 12:39:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Keyfizar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Yazar Bir Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Gazeteci]]></category>
		<category><![CDATA[http://www.ted.com]]></category>
		<category><![CDATA[İslam'da inanç ve gelenek çatışması]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Akyol]]></category>
		<category><![CDATA[Star Gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyfizar.com/?p=2910</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Akyol&#8216;un İslamda inanç ve gelenek hakkında TedX etkinliğinde yaptığı konuşma. Bu ilginç konuşmayı Türkçe altyazı seçeneğiyle izleyebilirsiniz. Birde bu açıdan bakmakta fayda var. Not.: Video www.ted.com sitesinde yayınlanmaktadır. &#160;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mustafa Akyol</strong>&#8216;un İslamda inanç ve gelenek hakkında TedX etkinliğinde yaptığı konuşma. Bu ilginç konuşmayı Türkçe altyazı seçeneğiyle izleyebilirsiniz. Birde bu açıdan bakmakta fayda var.</p>
<p>Not.: Video <a title="TedX" href="http://www.ted.com" target="_blank">www.ted.com</a> sitesinde yayınlanmaktadır.</p>
<p><object width="526" height="374" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="wmode" value="transparent" /><param name="bgColor" value="#ffffff" /><param name="flashvars" value="vu=http://video.ted.com/talk/stream/2011X/Blank/MustafaAkyol_2011X-320k.mp4&amp;su=http://images.ted.com/images/ted/tedindex/embed-posters/MustafaAkyol-2011X.embed_thumbnail.jpg&amp;vw=512&amp;vh=288&amp;ap=0&amp;ti=1155&amp;lang=tur&amp;introDuration=15330&amp;adDuration=4000&amp;postAdDuration=830&amp;adKeys=talk=mustafa_akyol_faith_versus_tradition_in_islam;year=2011;theme=itunes_podcasts_society_culture;theme=a_taste_of_tedx;event=TEDxWarwick;tag=Culture;tag=islam;tag=religion;&amp;preAdTag=tconf.ted/embed;tile=1;sz=512x288;" /><param name="src" value="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf" /><param name="pluginspace" value="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><embed width="526" height="374" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" wmode="transparent" bgColor="#ffffff" flashvars="vu=http://video.ted.com/talk/stream/2011X/Blank/MustafaAkyol_2011X-320k.mp4&amp;su=http://images.ted.com/images/ted/tedindex/embed-posters/MustafaAkyol-2011X.embed_thumbnail.jpg&amp;vw=512&amp;vh=288&amp;ap=0&amp;ti=1155&amp;lang=tur&amp;introDuration=15330&amp;adDuration=4000&amp;postAdDuration=830&amp;adKeys=talk=mustafa_akyol_faith_versus_tradition_in_islam;year=2011;theme=itunes_podcasts_society_culture;theme=a_taste_of_tedx;event=TEDxWarwick;tag=Culture;tag=islam;tag=religion;&amp;preAdTag=tconf.ted/embed;tile=1;sz=512x288;" pluginspace="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" /></object></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/islamda-inanc-ve-gelenek-catismasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Patlama</title>
		<link>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/patlama/</link>
		<comments>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/patlama/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Sep 2011 12:17:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Keyfizar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Yazar Bir Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Altan]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Demokratik Açılım]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[Taraf Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyfizar.com/?p=2877</guid>
		<description><![CDATA[Tuhaf bir gündü dün.

İtalya’nın kredi notunun düşürüldüğü sırada, Türkiye’nin yerel para cinsinden kredi notu yükseltilmişti.

Amerika’nın bile kredi notunun düşürüldüğü bir kriz ortamında Türkiye yeryüzünde olağanüstü bir ekonomik başarının temsilcisi olarak duruyordu.

Böylesine zor bir zamanda böylesine müthiş bir başarı gösteren ülkenin başkentinde, üstelik de o başarının tescil edildiği gün bir bomba patladı.

Üç ölü, otuzdan fazla yaralı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_482" class="wp-caption alignright" style="width: 185px"><img class="size-full wp-image-482" title="ahmet-altan" src="http://www.keyfizar.com/wp-content/uploads/2009/05/ahmet-altan.jpg" alt="" width="175" height="165" /><p class="wp-caption-text">Ahmet Altan</p></div>
<p>Tuhaf bir gündü dün.</p>
<p>İtalya’nın kredi notunun düşürüldüğü sırada, Türkiye’nin yerel para cinsinden kredi notu yükseltilmişti.</p>
<p>Amerika’nın bile kredi notunun düşürüldüğü bir kriz ortamında Türkiye yeryüzünde olağanüstü bir ekonomik başarının temsilcisi olarak duruyordu.</p>
<p>Böylesine zor bir zamanda böylesine müthiş bir başarı gösteren ülkenin başkentinde, üstelik de o başarının tescil edildiği gün bir bomba patladı.</p>
<p>Üç ölü, otuzdan fazla yaralı.</p>
<p>Parçalanmış gencecik insanlar.</p>
<p>Bütün dünya ajanslarının birinci haber olarak geçtiği bir felaket.</p>
<p>Henüz bu alçaklığı kimin yaptığı, bir okulun tam karşısına ve şehrin göbeğine kimin bomba koyduğu bilinmiyor.<br />
<span id="more-2877"></span><br />
<img class="alignright size-medium wp-image-2879" title="Ankarada patlama" src="http://www.keyfizar.com/wp-content/uploads/2011/09/Ankarada-patlama-300x168.jpg" alt="" width="432" height="241" />Şimdilik bilinen, patlayan aracı oraya üç kişinin park ettiği ve uzaktan patlattığı.</p>
<p>İlk ve “olağan” şüpheli elbette PKK.</p>
<p>Ama PKK’nın basın sorumlusu, İngilizce yayın yapan bir internet sitesine, “bombayı biz koymadık” dedi.</p>
<p>Daha önce de benzer bazı saldırılarda PKK “biz yapmadık” demiş, ardından TAK denen örgüt “ben yaptım” diye ortaya çıkmıştı.</p>
<p>TAK’ın PKK’dan başka bir şey olduğuna inanan biri var mı bilmiyorum ama varsa da ben onlardan biri değilim.</p>
<p>Üstlenilmeyecek kadar rezilce saldırılarda TAK, PKK’nın kullandığı bir maske.</p>
<p>Saldırının PKK’nın eseri olduğu anlaşılırsa sanırım bu rezillik PKK’nın bundan sonraki geleceğini derinden etkiler.</p>
<p>Bir hata yapmamak için olayın netleşmesini beklemek daha akıllıca bence.</p>
<p>Biz, şimdilik “dünyanın ekonomide parlayan yıldızının” neden böyle bir şiddet kıskacına düştüğüne bakalım.</p>
<p>Ekonomide, üreten, ürettiğini satan, disiplinden uzaklaşmayan, bütçesini sağlam tutan, Çin’den Latin Amerika’ya, Afrika’dan Avrupa’ya neredeyse bütün dünyayı kucaklayan bir anlayışa sahibiz.</p>
<p>Çok sistemli ve akılcı adımlar atıyoruz.</p>
<p>Hamaset, ekonomiye hiç bulaşmıyor.</p>
<p>Akıl ne gerektiriyorsa ekonomide onu yapmaya uğraşıyoruz.</p>
<p>Sonucunu da alıyoruz.</p>
<p>Siyasetteki yaklaşımımız ise ekonomideki yaklaşımımıza hiç benzemiyor.</p>
<p>Özellikle son zamanlarda “silahı ve gücü” neredeyse kutsallaştıran bir tavrımız var.</p>
<p>İsrail’le dövüştük dövüşeceğiz, hadi diyelim İsrail gerçekten de çağın çok gerilerinde kalmış bir siyasetçi grubu tarafından yönetiliyor, dünyanın gerçeklerini kavramıyor, gittikçe yalnızlaşıyor, yalnızlaşırken de hem kendisine hem çevresine bela çıkarıyor.</p>
<p>Suriye ile gerginliğimiz de anlaşılır bir şey, kendi halkını öldüren bir diktatörü destekleyecek halimiz yok.</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-2881" title="Türk - Rum Krizi" src="http://www.keyfizar.com/wp-content/uploads/2011/09/T%C3%BCrk-Rum-Krizi.jpg" alt="" width="400" height="308" />Ama Kıbrıs’la neden aniden petrol kavgasına girip “savaş gemilerimizi göndeririz” diye bağırıyoruz?</p>
<p>Ne bizim Kıbrıs’la ilişkimiz, ne KKTC’nin varlığı dünya tarafından kabul ediliyor, biz “başkasının memleketinde” hâlâ binlerce asker bulunduran bir ülke durumundayız, bu şartlarda dünyada nasıl taraftar bulup, nasıl “oralarda petrol aramanın bizim hakkımız” olduğunu kabul ettireceğiz?</p>
<p>Doğu Akdeniz’de hem İsrail’le, hem Kıbrıs’la, hem Yunanistan’la savaşa mı gireceğiz, girersek bu bizim ekonomimizi ve siyasetimizi nasıl etkileyecek, sivilleşme nasıl gelişecek, yeniden militaristleşmenin yolu açılmayacak mı, o yol bizi yeni Balyozlara sürüklemeyecek mi?</p>
<p>Kürt meselesinde de aynı durumla karşı karşıyayız.</p>
<p>Her türlü müzakereye sırt çeviren Kandil’i boşverin ama Kürtlerin temel haklarını neden hâlâ bu devlet kabul etmiyor, neden “gizli müzakerelerde” konuşulanları hayata geçirmiyor, neden bunların yapılması için PKK’nın “oluru” bekleniyor, neden koskoca toplum PKK’nın yöneticilerinin keyfine bırakılıyor?</p>
<p>Ekonomide bu kadar güçlü olan bir ülkenin bütün siyasi çözümleri böylesine “askerîleşmemeli” bence, ekonomide nasıl sivilleşip başarılı oluyorsak, siyasette de aynı sivilleşmeyi ve başarıyı yakalamak mümkün.</p>
<p>Ne yaparsan yap daha uzun bir süre masum insanları öldüren alçaklar çıkacaktır ama Türkiye “sivilleştikçe” alçakların alçak olduğu da daha çok anlaşılacak, taraftarları daha azalacaktır.</p>
<p>Zavallı genç kızları parçalayan, günahsız insanları öldüren ödlek bir psikopat grubunu lanetlemek ve yakalayıp cezasını vermek gerekir ama bunu yaparken “ekonomideki aklı siyasette de gösteriyor muyuz” diye sormak da gerekir bence.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ahmet Altan &#8211; Taraf Gazetesi</p>
<p><a title="Patlama" href="http://www.taraf.com.tr/ahmet-altan/makale-patlama.htm" target="_blank">www.taraf.com.tr</a></p>
<p><script type="text/javascript">// <![CDATA[
document.write("<"+"script src='https://www.adhood.com/adserver/ad.php?zid=102573&#038;n="+Math.random()+"\'><"+"/script>");
// ]]&gt;</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/patlama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ATAKÜRT</title>
		<link>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/atakurt/</link>
		<comments>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/atakurt/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Aug 2011 08:44:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Keyfizar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Yazar Bir Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Altan]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Selanik]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyfizar.com/?p=2861</guid>
		<description><![CDATA[Uzun yıllar evvel Ahmet Altan yazmıştı. Gündemi sarsan bir yazıydı, aklıma geldi yayınlamak istedim. &#160; Mustafa Kemal, Selanik’te değil de Musul’da doğmuş bir Osmanlı paşası olsaydı, Kurtuluş Savaşı’nı Türklerle ve Kürtlerle birlikte gerçekleştirdikten sonra kurulmasına önayak olduğu cumhuriyetin adını “Kürdiye Cumhuriyeti” koysaydı, kendisi de Meclis kararıyla “Atakürt” adını alsaydı&#8230; Kürdiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşlarına “Kürt” deneceği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-2862" title="ataturk" src="http://www.keyfizar.com/wp-content/uploads/2011/08/ataturk.jpg" alt="" width="382" height="500" />Uzun yıllar evvel Ahmet Altan yazmıştı. Gündemi sarsan bir yazıydı, aklıma geldi yayınlamak istedim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mustafa Kemal, Selanik’te değil de Musul’da doğmuş bir Osmanlı paşası olsaydı, Kurtuluş Savaşı’nı Türklerle ve Kürtlerle birlikte gerçekleştirdikten sonra kurulmasına önayak olduğu cumhuriyetin adını “Kürdiye Cumhuriyeti” koysaydı, kendisi de Meclis kararıyla “Atakürt” adını alsaydı&#8230;</p>
<p>Kürdiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşlarına “Kürt” deneceği için hepimiz “Kürt” sayılsaydık, Taksim’e, Kadıköy’e, Kızılay Meydanı’na, Kordon’a “Ne mutlu Kürdüm diyene” pankartları asılsaydı&#8230;</p>
<p>“Kürdiye’de” Türk olmadığı, herkesin aslında Kürt olduğu söylenseydi, kendilerini Türk sananların aslında “deniz Kürdü” oldukları iddia edilseydi&#8230;<br />
<span id="more-2861"></span><br />
Kürtlerin “yedi bin yıllık” bir tarihi bulunduğunu, Anadolu’nun esas sahiplerinin Kürtler olduğunu, Moğolların, Hunların, Etrüsklerin aslında Kürtlerin atası sayıldığını, Osmanlıdaki Kürt paşalarının kahramanlıklarını derslerde okusaydık.</p>
<p>Teoman, Cengiz, Atilla, Osman gibi isimler almamız yasaklansaydı, Berfin, Beruj, Tiruj, Nevruz gibi isimler almak zorunda kalsaydık&#8230;</p>
<p>Türkçe televizyon kurulması yasak edilseydi, bütün televizyon yayınları Kürtçe yapılsaydı&#8230;</p>
<p>Romanlarımızı, hikayelerimizi, şiirlerimizi Kürtçe yazmak zorunda kalsaydık, yalnızca Kürt şarkıları dinleseydik, gazetelerimizi Kürtçe çıkarsaydık&#8230;</p>
<p>Okullarımızda yalnız Kürtçe okutulsaydı ve Türkçe okutulması yasaklansaydı&#8230;</p>
<p>“Biz Türküz, bizim bir tarihimiz, bir dilimiz var” dediğimizde sorgusuz sualsiz hapislere atılsaydık.</p>
<p>İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Bursa’da, Edirne’de polis sürekli olarak bizi izleseydi, “özel timler” bizim “Kürdiye Cumhuriyeti’ni” parçalamak isteyen “ayrılıkçılar olmamızdan” kuşkulanıp hepimize sürekli “suçlu” muamelesi yapsaydı, sırf Türk olduğumuz için hakaretlere uğrasaydık.</p>
<p>12 Eylül darbesinden sonra bütün batı bölgesindekiler hapishanelere doldurulsa, inanılmaz işkencelerden geçirilse, boğazlarına kadar çamurların içine battıkları hücrelere konsa, tazyikli sularla iç organları perişan edilse, azgın köpeklerle bacakları parçalansaydı&#8230;</p>
<p>Evlerimiz basılsa, ayrılıkçı “Türk teröristlere” yardım ettiğimiz iddialarıyla apartmanlarımız yakılsa, biz evimizden bir eşya bile alamadan çıkarılıp, Diyarbakır’a, Hakkari’ye sürgüne gönderilerek, çadırlarda yaşamak zorunda bırakılsaydık&#8230;</p>
<p>Biz Türkler buna razı olur muyduk, “işte hepiniz Kürdiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olarak birer Kürtsünüz, ayrıca Türklük diye niye tutturuyorsunuz, isterseniz başbakan bile olabilirsiniz” sözlerini bir hakkaniyet işareti olarak kabul eder miydik?</p>
<p>Yoksa, Türk kimliğimizin, dilimizin, kültürümüzün, bu ülkenin “eşit” vatandaşları olarak kabul edilmesinde ısrarcı mı olurduk?</p>
<p>Bu ülkenin Türk ve Kürt vatandaşları var ve tarih “Türk” çizgisinden yürümüş, bugün bizim “Türk” olarak kabul edemeyeceklerimizi Kürtlerin kabul etmesini istemişiz, bu yersiz istek sonunda patlamış, ülke önce teröre arkasından bir iç savaşa yuvarlanmış.</p>
<p>Türkiye’nin bu kanlı karmaşadan “demokrasiyle” ve Kürt vatandaşların “kimliklerinin” kabulüyle kurtulacağına inanan insanlar, bu düşüncelerini dile getirdiklerinde, bizim yöneticilerle taraftarları hep aynı soruyu soruyor:</p>
<p>- Nedir demokratik çözüm, nedir Kürt kimliği?</p>
<p>Biz Türkler, bir “Kürdiye Cumhuriyeti’nde” yaşasaydık ne isteyeceksek, bu isteklerin bugün Kürtler tarafından dile getirilmesini kabul etmektir demokrasi.</p>
<p>Kendimiz için isteyeceğimizi, bizimle eşit oldugunu kabul ettiğimiz insanlara vermemek için bu kadar kan dökmeye, ülkeyi bir çıkmaza sürüklemeye değer mi?</p>
<p>Değmez diyenler “demokrasi” istiyor işte.</p>
<p>Demokrasiyi getirmek çok mu zor zanaat?</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">BARIŞ İÇİN ÇOK MU UZAĞIZ?</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ahmet Altan &#8211; 17.04.1995<strong></strong></p>
<p><script type="text/javascript">// <![CDATA[
document.write("<"+"script src=\"https://www.adhood.com/adserver/ad.php?zid=102573&#038;n="+Math.random()+"\"><"+"/script>");
// ]]&gt;</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/atakurt/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kürt siyasal hareketi’ mi dediniz?</title>
		<link>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/kurt-siyasal-hareketi%e2%80%99-mi-dediniz/</link>
		<comments>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/kurt-siyasal-hareketi%e2%80%99-mi-dediniz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jul 2011 10:43:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Keyfizar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Yazar Bir Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz Çandar]]></category>
		<category><![CDATA[Demokratik Açılım]]></category>
		<category><![CDATA[Demokratik Özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Akyol]]></category>
		<category><![CDATA[Nuray Mert]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Demokrat]]></category>
		<category><![CDATA[Star Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[TESEV]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyfizar.com/?p=2735</guid>
		<description><![CDATA[PKK’nın ve onun yan kuruluşlarının nasıl tanımlanması gerektiği, sıkça gündeme gelen önemli bir tartışma. Cengiz Çandar, TESEV için hazırladığı titiz ve kapsamlı raporunda, “Kürt isyanı” nitelemesini önerdi ki, bu benim de katılabileceğim bir yaklaşım. Ama isyan var, isyan var. İsyancıların hangi yöntemleri kullandığı, çok önemli bir ayrıntı. PKK ise, sivilleri de hedef aldığı, yani “terör” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-2736" title="Mustafa AKYOL" src="http://www.keyfizar.com/wp-content/uploads/2011/07/Mustafa-AKYOL.jpg" alt="" width="281" height="420" />PKK’nın ve onun yan kuruluşlarının nasıl tanımlanması gerektiği, sıkça gündeme gelen önemli bir tartışma.</p>
<p>Cengiz Çandar, TESEV için hazırladığı titiz ve kapsamlı raporunda, “<strong>Kürt isyanı</strong>” nitelemesini önerdi ki, bu benim de katılabileceğim bir yaklaşım. Ama isyan var, isyan var. İsyancıların hangi yöntemleri kullandığı, çok önemli bir ayrıntı. PKK ise, sivilleri de hedef aldığı, yani “<strong>terör</strong>” yönetimini de kullanageldiği için, bence “<strong>terörist</strong>” bir boyuta sahip.</p>
<p>Gelgelelim, PKK için daha sevimli tanımlar seçenler de var. Bunlardan biri, örgüte “<strong>Kürt siyasal hareketi</strong>” demeyi tercih ediyor ve bu tanımı köşesinde ısrarla kullanıyor.</p>
<p>Aynı yorumcunun seçim öncesinde hükümetin doğuya yaptığı otoyolları “<strong>katliam hazırlığı</strong>” gibi sunduğunu hatırladığımızda ise, sahip olduğu “<strong>subjektiflik marjı</strong>” ortaya çıkıyor. Çünkü, öyle ya, devletin yol inşaatlarını “<strong>katliam hazırlığı</strong>” addederken, PKK’nın yapageldiği katliamları “<strong>siyasal hareket</strong>”ten saymanız için, siyasi lügatınızın epey “<strong>Orwellyen</strong>” olması lazım.<br />
<span id="more-2735"></span><br />
<strong>‘Anlaşılır’ şiddet </strong></p>
<p>Bu “<strong>Kürt siyasal hareketi</strong>” lafındaki sorun, aslında açıkça ortada: PKK, sadece siyasi mücadele yürüten bir örgüt ve hareket değil ki! Şiddeti, hem de her türlü şiddeti kıyasıya kullanmış ve halen de kullanan bir örgüt.</p>
<p>Ama “<strong>Kürt siyasal hareketi</strong>”nden dem vuranlar, tüm bu şiddeti meşru yahut “<strong>anlaşılır</strong>” görüyor. Sebep, PKK kadrolarına “<strong>siyaset yapma imkânı</strong>” tanınmamış, partilerinin sürekli kapatılmış, vekillerinin hapsedilmiş olması.</p>
<p>İyi de Türkiye’de “<strong>siyaset yapma imkânı</strong>” baltalanan, partileri kapatılan, vekilleri meclisten kapı dışarı edilen başka siyasi gelenek mi yok? Tüm bunlar, İslamcı siyasetin de başına gelmedi mi? Milli Görüş, beş ayrı parti eskitmedi mi? Merve Kavakçı, seçildiği meclisten zorbalıkla çıkarılmadı mı?</p>
<p>Tüm bunlar oldu. Ama İslamcı gelenek, gerilla ordusu kurup kan dökmedi. Laik okulları molotof kokteylleriyle yakmadı. 80 yılda topu topu bir “<strong>Danıştay cinayeti</strong>” işlendi ki, onun da zaten göründüğü gibi olmadığı çok geçmeden ortaya çıktı.</p>
<p>Dolayısıyla mesele, sadece “<strong>Kürt siyasetinin bastırılmışlığı</strong>” değildir. Bu siyaset, devlet tarafından haksızca ve akılsızca bastırılmıştır elbette. Ama baskıya karşı nasıl tepki verildiği de kritik bir meseledir. Gandhi’nin veya Bediüzzaman’ın yaptığı gibi tümüyle barışçıl ve insancıl bir tepki de verilebilir; PKK’nın yaptığı gibi kanlı ve totaliter bir tepki de.</p>
<p><strong>Haklar ve talepler </strong></p>
<p>PKK’ya sempatiyle bakan, onu “<strong>Kürt siyasal hareketi</strong>” diye allayıp-pullayan solcuların temel sorunu, Halil Berktay hocanın ifadesiyle, “<strong>solun ‘haklı şiddet’i reddedemeyişi</strong>”. Lenin’le, Che Guevara’yla yetiştikleri için, ortaya çıkıp, “<strong>ne olursa olsun, kan dökmek yanlıştır</strong>” diyemiyorlar.</p>
<p>Bir diğer sorunları ise, PKK’nın her talebini bir “<strong>hak</strong>” sanmaları. Oysa haklar başka, talepler başka.</p>
<p>Örneğin, Kürtçe’nin her yerde özgürce konuşulması, her Kürt bireyin sahip olduğu bir haktır. Ama Türkiye’nin güneydoğusunda “<strong>özerk yönetim</strong>” kurulması, bir hak değil, belirli bir siyasi grubun talebidir.</p>
<p>Haklar tartışılamaz; ancak teslim edilir. Talepler ise bilakis tartışılır. Bakalım söz konusu coğrafyada yaşayanların çoğunluğu gerçekten özerklik istemekte midir? Orası özerk olacaksa, ulusal bütçeden ne kadar pay alacaktır? Ülke çoğunluğu bu konuda ne diyecektir?</p>
<p>Bunları tartışabiliriz. Ama önce “<strong>Kürt siyasal hareketi</strong>”nin silahı bırakması ve sahiden siyasal hareket olması lazım.</p>
<p>Bir de bu hareketin Türk hayranlarının biraz uyanması&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Mustafa Akyol &#8211; 20.07.2011</strong></p>
<p><a title="Star Gazetesi" href="http://www.stargazete.com/yazar/mustafa-akyol/-kurt-siyasal-hareketi-mi-dediniz-haber-368085.htm" target="_blank">Star Gazetesi</a></p>
<p><script type="text/javascript">// <![CDATA[
document.write("<"+"script src=\"https://www.adhood.com/adserver/ad.php?zid=102573&#038;n="+Math.random()+"\"><"+"/script>");
// ]]&gt;</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/kurt-siyasal-hareketi%e2%80%99-mi-dediniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kürtleşen Türkler</title>
		<link>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/kurtlesen-turkler/</link>
		<comments>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/kurtlesen-turkler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Jul 2011 06:32:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Keyfizar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Yazar Bir Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Akşam Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[BDP]]></category>
		<category><![CDATA[Gürkan Hacır]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[Nuray Mert]]></category>
		<category><![CDATA[Sırrı Sakık]]></category>
		<category><![CDATA[Sıtkı Süreyya Önder]]></category>
		<category><![CDATA[Sol İttifak]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Demokrat]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyfizar.com/?p=2725</guid>
		<description><![CDATA[Türk solu 2011 seçimlerinde Kürt hareketinin şemsiyesi altına sığındı. Oysa bu hareketin çıkışı, yıllar önce Türk sosyalistlerinin ve solcularının şemsiyesi altında başlamıştı. Türk solcuları/demokratları, etnik siyaset yapan ve (ne kadar inkar ederse etsin) ayrılıkçı bir karakter taşıyan bir harekete neden destek verir? Bunun cevabı yıllar öncesine uzanıyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-2726" title="Gürkan Hacır" src="http://www.keyfizar.com/wp-content/uploads/2011/07/G%C3%BCrkan-Hac%C4%B1r.jpg" alt="" width="281" height="211" />Türk solu 2011 seçimlerinde Kürt hareketinin şemsiyesi altına sığındı. Oysa bu hareketin çıkışı, yıllar önce Türk sosyalistlerinin ve solcularının şemsiyesi altında başlamıştı. Türk solcuları/demokratları, etnik siyaset yapan ve (ne kadar inkar ederse etsin) ayrılıkçı bir karakter taşıyan bir harekete neden destek verir? Bunun cevabı yıllar öncesine uzanıyor.</p>
<p>Bu seçimin yıldızı Sırrı Süreyya Önder&#8217;i, biraz da şivesinden olsa gerek önceleri Kürt zannediyorduk. Oysa kampanya boyunca &#8216;Adıyamanlı bir Türk ailenin çocuğu&#8217; olduğunu defalarca tekrarladı durdu. Seçim konuşmalarındaki şu sözüyse unutulmadı. &#8216;Evet ben bir Türk&#8217;üm ama bu mesele (Kürt sorunu) çözülünceye kadar Kürt&#8217;üm.&#8217;<br />
Yani siyasal bir tavır olarak Kürtleştiğini ilan ediyordu. Nuray Mert de onu yalnız bırakmadı. Trabzonlu bir ailenin kızı olan Nuray Mert de sol siyaset yapabilmenin tek zemini olarak gördüğü Kürt hareketine uzandı. Mitinglerine katıldı, zafer işaretlerini eksik etmedi. Türk sosyalisti Levent Tüzel ve Balıkesirli bir 68&#8242;li Ertuğrul Kürkçü&#8217;yü de ekleyin bu listeye&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;<br />
<span id="more-2725"></span><br />
<strong>SARI HOCA İSMAİL BEŞİKÇİ</strong></p>
<p><strong><br />
</strong>Türk solu 2011 seçimlerinde artık iyiden iyiye Kürt hareketinin şemsiyesi altına sığınıyordu. Oysa aynı hareketin çıkışı yıllar önce Türk sosyalistlerinin ve solcularının şemsiyesi altında başlamıştı. TİP&#8217;in ünlü 1970 kurultayını daha önce yazmıştım.<br />
Türk solcuları / demokratları, etnik siyaset yapan ve (ne kadar inkar ederse etsin) ayrılıkçı bir karakter taşıyan bir harekete neden destek<br />
verir?<br />
Sakın Marksizm&#8217;den ve enternasyonal ruhtan söz etmeye kalkmayın&#8230; PKK ve onun yasal uzantısının o limandan çoktan uzaklaştığını hepimiz biliyoruz.<br />
Peki o halde neden?<br />
Bunun cevabı yıllar öncesine uzanıyor&#8230; PKK&#8217;nın kurucusu olan Türklerin hikayesine gidelim mi? Ne dersiniz?<br />
Ama önce Sarı Hoca&#8217;dan söz etmek gerek. Prof. İsmail Beşikçi&#8217;den&#8230; Bir Çorumlu olarak Kürt meselesine ilgi duydu. Saha çalışmaları yaptı. Bu konuda 30&#8242;un üstünde kitap yazdı. Birçoğu yasaklandı. Yazdıklarından ve savunduklarından ötürü tam 17 yıl cezaevinde yattı. Kürt siyasal düşüncesinin fikir babalarından biri olarak bilindi. Ama aslında o Çorumlu bir Türk&#8217;tü.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>KEMAL PİR&#8217;İN SAVUNMASI</strong></p>
<p><strong><br />
</strong>PKK&#8217;nın içerisindeki ilk Türk belki de Abdullah Öcalan&#8217;dan sonra örgütün en önemli adamıydı.<br />
Kemal Pir!<br />
Gümüşhane&#8217;nin Torul İlçesi&#8217;nin Güzeloluk Köyü&#8217;nde doğdu. Türk bir ailenin çocuğuydu. Üniversite eğitimi için geldiği Ankara&#8217;da sol fikirlerle tanıştı. Kürtlerin varlığından da ilk kez o yıllarda haberdar oldu. Daha öncesinde hiç Kürt arkadaşı olmamıştı. Ankara Demokratik Yüksek Öğrenim Kültür Derneği&#8217;ne üye oldu. Abdullah Öcalan&#8217;la da orada tanıştı. Katıldığı politik tartışmaların içerisinde Kürt meselesinin varlığını öğrendi. Giderek Kürt sorununa daha da ilgi duydu, araştırdı. 1976 yılında PKK&#8217;yı oluşturacak fikr” örgütlenmeye dahil oldu. 1978&#8242;den sonra ise örgütün aktif bir militanıydı. Neden PKK&#8217;ya katıldığını savunmasında bakın nasıl anlatıyor:<br />
&#8216;Devlete düşmandım, devleti yıkmak istiyorduk biz, burjuva sınıflarının devleti olduğu için yıkmak istiyorduk. Onun için bu hareketi araştırdım, baktım. Bu hareket ne diyor, ne demiyor.<br />
Komunist mi, değil mi? Sosyalist mi? Basit milliyetçi bir hareketse asla katılmazdım. Basit Kürt milliyetçi bir hareketi ise katılmazdım. Milliyetçiliğe karşıyım çünkü ben. Milliyetçi değilim, milliyetçi düşüncenin hangi ulustan olursa karşısıyım çünkü ben. İster bunlardan olsun, ister ne olursa olsun, Kürtlerden olsun. Katılmazdım ben böyle bir harekete.&#8217;<br />
1978&#8242;de Pazarcık&#8217;ta yakalandı. Hapse girdi. 1979&#8242;da Urfa Cezaevi&#8217;nden firar etti ve Suriye&#8217;ye kaçtı. Sonra tekrar eylemler için Türkiye&#8217;ye girdi. Yine yakalandı. İki kişinin öldürülmesi, bir ekip otosunun taranması ve örgütün kurucu üyeliğinden yargılandı.  Bu kez konulduğu yer Diyarbakır Cezaevi&#8217;ydi. Cezaevinin iç güvenlik amiri ise Yüzbaşı Esat Oktay Yıldıran&#8217;dı.<br />
Kemal Pir 1982 yılında örgüt arkadaşı Hayri Durmuş&#8217;la beraber cezaevindeki baskıları protesto etmek amacıyla girdiği ölüm orucunun 52. gününde öldü. (Kemal Pir ve Hayri Durmuş Türkiye&#8217;de ölüm orucunda yaşamını yitiren ilk eylemcilerdir.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>KARADENİZLİ KURUCU</strong></p>
<p><strong><br />
</strong>Haki Karer de PKK&#8217;nın kurucularındandı. Karadenizliydi. Ordu&#8217;nun Ulubey İlçesi&#8217;nde dünyaya geldi. Üniversiteyi Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi&#8217;nde okudu. O da Kemal Pir gibi ADYÖD&#8217;e üye oldu. 1976&#8242;da ise PKK&#8217;nın kurucu kadrosunda yer aldı. Örgütün kurulma kararının verildiği ünlü Dikmen toplantısında Haki Karer de vardı. 1977&#8242;de aldıkları Güneydoğu&#8217;ya açılma kararıyla bölgeye gitti. Gaziantep&#8217;te çalışmaya başladı. Bir kahvehanedeki politik bir tartışmanın sonucu çıkan çatışmada öldürüldü. PKK&#8217;nın kurucu kadrosu olarak sayıldı.<br />
Kardeşi Baki Karer de örgütün önemli isimlerindendir. Ancak daha sonra PKK&#8217;yla ters düştü. Halen yurtdışında yaşıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>BAŞKANLIK KONSEYİ</strong></p>
<p><strong><br />
</strong>Durun, daha bitmedi&#8230; Örgüt içerisinde &#8216;Abbas&#8217; kod adını kullanan Duran Kalkan da bir Türk&#8217;tür. Adana 1954 doğumlu Kalkan, öğretmen okulunu bitirdi. Daha sonra o da  Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi&#8217;ne kaydoldu. Aynı yıllarda sol düşünceyle tanıştı. PKK&#8217;nın kuruluşunda yer alan birkaç kişiden biriydi. 1978&#8242;den itibaren örgütün en tepe yöneticilerinden biri oldu. PKK içinde bahsedilen Urfa Kliği&#8217;ne (Urfalı Cemil Bayık ve Murat Karayılan) karşı mücadele yürüttü. Tam 35 yıldır örgütün her aşamasında yer aldı. Halen PKK&#8217;nın en üst düzey yönetimi olan Başkanlık Konseyi üyeliğini yürütüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ESKİŞEHİRLİ BİR TATAR!</strong></p>
<p><strong><br />
</strong>Canan Kurtyılmaz Eskişehirli bir Tatardı. Üniversite döneminde PKK&#8217;yla tanıştı. Dağ kadrosuna dahil oldu. Örgütteki kod adı &#8216;Asya Deniz&#8217;di. Cesur ve atak tavrıyla kısa sürede önemli görevlere getirildi. Birçok saldırı eyleminin talimatını o verdi. Daha sonra Avrupa&#8217;ya geçti. PKK&#8217;nın Avrupa sorumluluğunda bulundu. Halen PKK&#8217;nın en önemli isimlerinden biri olarak biliniyor. Ama Kürtlükle hiçbir alakası yok.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>PKK MARKSİZM&#8217;DEN KOPTU</strong></p>
<p><strong><br />
</strong>Pakraduni olan Kadri Çelik ve Suriyeli Fehman Hüseyin&#8217;i de unutmayalım. Her ikisi de örgütün en üst düzey kadrolarından. (PKK&#8217;nın kurucularından sayılan &#8216;Avareş&#8217; kod adlı Mustafa Karasu ise Sivas Gürünlü&#8230; PKK&#8217;nın en sertlik yanlısı kanadını temsil ediyor. Tamam bir Kürt, ama sıkı durun, Kürtçe bilmiyor!..)<br />
PKK Kürt milliyetçiliğine savrulmuş bir örgüttür. Enternasyonalizmden de Maksizm&#8217;den de uzaklaşmış, kopmuştur. Yani yıllar öncesinde bir avuç idealist solcu gencin hayalini kurduğu gibi eşit ve bağımsız bir Türkiye hedefinden çok uzaklaşmıştır.<br />
Halihazırda özerk ya da değil, kuracakları devletlerinin hayaliyle gün sayıyorlar. İyimserleri bile en azından federasyona razı. Londra ve Tel-Aviv ise olan bitene bıyık altından gülüyor.<br />
Şimdi düşünüyorum. İlkel milliyetçiliğin her türüne karşıyım diyen Kemal Pir yaşasaydı acaba yine son nefesinde &#8216;Yaşasın PKK&#8217; der miydi? Veya PKK&#8217;nın savrulduğu son noktayı görse, halen bu örgütte durur muydu?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ESAT OKTAY&#8217;IN YARATTIKLARI</strong></p>
<p><strong><br />
</strong>Bir parantez açmam zorunlu. Kimi kara mizah benzetmelere bakacak olursak Yüzbaşı Esat Oktay, PKK&#8217;nın bir diğer kurucusu olarak anılır. Çünkü onun yönetimindeki Diyarbakır Cezaevi öyle bir baskı ve işkence merkezi olmuştu ki adeta militan üretme fabrikası gibi çalışıyordu. Bir şekilde cezaevinden çıkan sempatizanlar hemen soluğu dağda alıyorlardı.<br />
Kemal Pir de, Yüzbaşı Esat Oktay&#8217;ın şiddetinden nasibini almıştı. Neden ayağa kalkmıyorsun tartışması büyümüş ve Esat Oktay Yıldıran hışımla Kemal Pir&#8217;in üstüne çullanmıştı. Ama doğrusunu söylemek gerekirse Diyarbakır Cezaevi&#8217;nde dayak rutin bir işlemdi.<br />
Kurt köpeği Co ile birlikte yaptığı insanlık dışı muameleler dolayısıyla adı &#8216;Diyarbakır Cezaevi&#8217;nin Tanrısı&#8217;na çıkan Esat Oktay Yıldıran&#8217;ın sonu da trajik oldu. 22 Ekim 1988 günü  karısı Serpil ve 11 yaşındaki oğlu Okan&#8217;ın gözleri önünde öldürüldü. Bindikleri halk otobüsünde önüne geçen militanlar önce kurşun yağmuruna tuttular. Ardından seslendiler &#8216;Laz Kemal&#8217;in selamı var!&#8217; Kemal Pir örgütte &#8216;Laz Kemal&#8217; olarak anılıyordu. Cinayeti PKK üstlenmedi.</p>
<p><strong>Not:</strong><br />
Bu araştırmayı tamamlamamda desteğini esirgemeyen gazeteci arkadaşım Ali Kemal Erdem&#8217;e teşekkür ederim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> Gürkan Hacır &#8211; 03.07.2011</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.aksam.com.tr/kurtlesen-turkler-2942y.html" target="_blank">Akşam Gazetesi</a></strong></p>
<p><script type="text/javascript">// <![CDATA[
document.write("<"+"script src=\"https://www.adhood.com/adserver/ad.php?zid=102573&#038;n="+Math.random()+"\"><"+"/script>");
// ]]&gt;</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/kurtlesen-turkler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oğlum okula etek giyerek giderse</title>
		<link>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/oglum-okula-etek-giyerek-giderse/</link>
		<comments>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/oglum-okula-etek-giyerek-giderse/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 May 2011 08:10:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Keyfizar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Yazar Bir Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Demokratik Özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[Etek]]></category>
		<category><![CDATA[Eyüp Can]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[Okul]]></category>
		<category><![CDATA[Protesto]]></category>
		<category><![CDATA[Radikal Gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyfizar.com/?p=2624</guid>
		<description><![CDATA[Oğlunuz okula etek giyerek gideceğini söylese ne yaparsınız?”
Cevap vermeden önce lütfen şu fotoğrafa dikkatli bakın… Çünkü mavi tişörtü ve gri eteğiyle okulunun önünde poz veren bu çocuk geçen hafta İngiltere’de gündeme damgasını vurdu.
Adı Chris Whitehead.
Henüz 12 yaşında.
Cambridge’de Impington Village kolejinde öğrenci.
Okula bu yıl kaydolmuş.
Yaz sıcakları başlayınca okula kısa pantolonuyla gelmek istemiş. ‘Olmaz’ demişler.
‘Neden?’ diye sormuş…
İki yıl önce okulunun üniformalı eğitime geçtiğini, o günden sonra erkeklerin kısa pantolonla okula gelmesinin yasaklandığını öğrenmiş.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-2625" title="Chris Whitehead" src="http://www.keyfizar.com/wp-content/uploads/2011/05/Chris-Whitehead.jpeg" alt="" width="400" height="267" />Oğlunuz okula etek giyerek gideceğini söylese ne yaparsınız?”<br />
Cevap vermeden önce lütfen şu fotoğrafa dikkatli bakın… Çünkü mavi tişörtü ve gri eteğiyle okulunun önünde poz veren bu çocuk geçen hafta İngiltere’de gündeme damgasını vurdu.<br />
Adı Chris Whitehead.<br />
Henüz 12 yaşında.<br />
Cambridge’de Impington Village kolejinde öğrenci.<br />
Okula bu yıl kaydolmuş.<br />
Yaz sıcakları başlayınca okula kısa pantolonuyla gelmek istemiş. ‘Olmaz’ demişler.<br />
‘Neden?’ diye sormuş…<br />
İki yıl önce okulunun üniformalı eğitime geçtiğini, o günden sonra erkeklerin kısa pantolonla okula gelmesinin yasaklandığını öğrenmiş.<br />
<span id="more-2624"></span><br />
Hemen yönetime dilekçe yazmış…<br />
“Üniformaya bir itirazım yok ama yaz sıcağında uzun pantolon giymek istemiyorum. Aşırı sıcaklarda terleyip derse konsantre olamıyoruz. Kız öğrenciler etek giyebiliyor, oysa erkeklerin kısa pantolon giymesi yasak. Bu bir ayrımcılık. Eğer bu ayrımcılığa son vermezseniz ben de okula etek giyerek geleceğim…”<br />
Okul yönetimi ne yapacağını şaşırmış.<br />
Çünkü kıyafet yönetmeliğinde erkek öğrencilerin kısa pantolon giymesi yasaklanırken, etek giyerek okula gelemeyecekleri söylenmiyormuş.<br />
Nerden akıllarına gelsin günün birinde bir erkek öğrencinin ayrımcılığa karşı çıkmak için etek giyeceği!</p>
<p>Ne öğretmenleri ne de okul yönetimi Chris’i bir türlü ikna edebilmiş. Çünkü Chris’in argümanı gayet basit…<br />
“Yaz aylarında gömlek ve ceketten mavi tişörte geçiyorsak gri uzun pantolondan kısa pantolona da geçebiliyor olmamız gerekir. Kız öğrenciler nasıl etek giyebiliyorsa biz de şort giyebilmeliyiz. Olmaz derseniz ben de bu ayrımcılığı protesto etmek için etek giyerim…”<br />
Nitekim giymiş, yüzlerce arkadaşının desteği arasında okula etekle gelmiş.<br />
Hatta sabah toplantısında 1368 öğrenciye hitaben bir konuşma da yapmış.<br />
Ne etek giydiği için küçümsenmekten korkmuş ne de okul yönetimi tarafından cezalandırılmaktan…</p>
<p>Ailesine gelince…<br />
Konuyu annesine açtığında tereddütsüz destek görmüş.<br />
“Etek giyerek okula gitme cesareti gösterdiği için Chris’le gurur duyuyorum. İnandığı bir konuda mücadele ediyor. Ona okulda öğretilen de bu, hakların için sonuna kadar mücadele et. Sadece kendisi için değil arkadaşları için de ayağa kalktı, sonuna kadar destekliyorum.”<br />
En önemlisi, okul yönetimi de Chris’in bu eylemini takdirle karşılıyor.<br />
Zekâsı ve cesareti karşısında öğretmenleri şapka çıkarıyor.<br />
İngiltere’de yaygın olan bu yasak Chris’in eyleminden sonra hemen gözden geçirilmeye başlanmış.</p>
<p>Düşünmeden edemedim, benzer bir eylem Türkiye’de olsa ne olurdu? Geçen yıl Radikal’e manşet olan ‘küpeli Cuma Hoca’yı’ hatırladım.<br />
Hani şu Manisa’da öğrencilerine farklı olunabileceğini ispat etmek için küpe takmaya başlayan ve sonrasında hayatı kararan Cuma Hoca.<br />
Neyse ki Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu haberler üzerine bizzat devreye girip Cuma Hoca’nın sürgüne gönderilmesini engellemişti.<br />
Mesele sadece devlet ve bürokrasi ile sınırlı değil…<br />
Bu bir zihniyet meselesi…<br />
Sahi oğlunuz okula etek giyerek gideceğini söylese ne yapardınız?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Eyüp Can &#8211; 18.05.2011</strong></p>
<p><a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&amp;ArticleID=1049647&amp;Yazar=EY%DCP%20CAN&amp;Date=18.05.2011&amp;CategoryID=97" target="blank">Radikal Gazetesi</a></p>
<p><script type="text/javascript">// <![CDATA[
document.write("<"+"script src=\"https://www.adhood.com/adserver/ad.php?zid=102573&#038;n="+Math.random()+"\"><"+"/script>");
// ]]&gt;</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/oglum-okula-etek-giyerek-giderse/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu ne la?</title>
		<link>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/bu-ne-la/</link>
		<comments>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/bu-ne-la/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 May 2011 07:05:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Keyfizar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Yazar Bir Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Kekeç]]></category>
		<category><![CDATA[Ayça Varlıer]]></category>
		<category><![CDATA[Behzat Ç.]]></category>
		<category><![CDATA[Berkan Şal]]></category>
		<category><![CDATA[Berke Üzrek]]></category>
		<category><![CDATA[Emrah Serbes]]></category>
		<category><![CDATA[Erdal Beşikçioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Artman]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Hatipoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Tatlıses]]></category>
		<category><![CDATA[İnanç Konukçu]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Güller]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyet Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Polis]]></category>
		<category><![CDATA[Seda Akman]]></category>
		<category><![CDATA[Seda Bakan]]></category>
		<category><![CDATA[Star Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Star Tv]]></category>
		<category><![CDATA[Suikast]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyfizar.com/?p=2607</guid>
		<description><![CDATA[Behzat Ç. diye bir dizi var... “Bizde polisiye yazılmaz... Hele Ankara’da polisiye dizi hiç çekilmez” diyen serseri ve küfürbaz takımına kapak olacak güzellikte bir dizi...

İzliyor muyum?

Denk geldikçe... Ve başarılı buluyorum.

Dizinin yazarı Emrah Serbes’i beğenirim zaten... Sağdan soldan yükselen seslere kulak vermese; “cemaatçi oldu” denildiğinde, olmadığını kanıtlamak için saçma sapan işlere kalkışmasa; “Ergenekoncu oldu” denildiğinde yine olmadığını kanıtlamak için tuhaf replikler icat etmese, daha da beğeneceğim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignright size-full wp-image-2608" title="behzat ç" src="http://www.keyfizar.com/wp-content/uploads/2011/05/behzat-ç.jpg" alt="" width="365" height="520" />Behzat Ç.</strong> diye bir dizi var&#8230; <strong>“Bizde polisiye yazılmaz&#8230; Hele Ankara’da polisiye dizi hiç çekilmez”</strong> diyen serseri ve küfürbaz takımına kapak olacak güzellikte bir dizi&#8230;</p>
<p>İzliyor muyum?</p>
<p>Denk geldikçe&#8230; Ve başarılı buluyorum.</p>
<p>Dizinin yazarı <strong>Emrah Serbes</strong>’i beğenirim zaten&#8230; Sağdan soldan yükselen seslere kulak vermese; <strong>“cemaatçi oldu”</strong> denildiğinde, olmadığını kanıtlamak için saçma sapan işlere kalkışmasa; <strong>“Ergenekoncu oldu”</strong> denildiğinde yine olmadığını kanıtlamak için tuhaf replikler icat etmese, daha da beğeneceğim.</p>
<p>Bu genç arkadaş, bu genç yaşında işi kapmış&#8230;</p>
<p>Dengeci takılıyor&#8230;</p>
<p>Bir tür <strong>“Ne sizdenim, ne onlardan&#8230; Hem sizdenim, hem onlardan”</strong> tavrıyla ucuz eyyam yapıyor, iyi olmuyor&#8230; Neden <strong>“kendisi olmayı”</strong> denemez, anlamıyorum?<br />
<span id="more-2607"></span></p>
<p>Küfürbaz serseriler için de bir parantez açayım:</p>
<p>Eskiden, <strong>“Bizde polisiye olmaz&#8230; Çünkü, bizde polisiyeye konu olacak sofistike cinayet işlenmez”</strong> diye bir <strong>“okumuş geyiği”</strong> vardı.</p>
<p><strong>Enis Batur</strong> yazardı, <strong>Fethi Naci</strong> yazardı&#8230;</p>
<p>Hatta Enis Batur, <strong>Quincey</strong>’leri filan çağırırdı tanıklığa, <strong>“estetik bir cinayetin terkiplerini”</strong> sıralardı. Özetle, <strong>“Gâvur milleti daha zeki, daha ince düşünüşlü olduğu için, sofistike cinayetler işliyor&#8230; Biz hanzoyuz, kaba saba öldürme yollarını seçiyoruz, o yüzden bizde polisiye roman yazılmaz”</strong> demeye getirirdi.</p>
<p>Eskiden öyleydi, evet&#8230;</p>
<p>Fakat, bu “okumuş geyiği” transformasyon sürecinde kaldı&#8230; Yani otuz yıl öncesinin tartışma konusuydu&#8230;</p>
<p>Küfürbaz serseriler eski bilgilerle ahkâm kesiyor ama durum öyle değil artık&#8230;</p>
<p>İnsanımız tekâmül etti&#8230; Parayı buldu&#8230; Farklı yaşam biçimlerini keşfetti&#8230; Batılı ölçüsünde <strong>“bireyci, bencil, kendi çıkarlarını önceleyen amorf yaratıklara” </strong>dönüştü.</p>
<p>Başardılar yani&#8230; Yeknesak düşünen Türk insanını kendilerine benzetmeyi başardılar&#8230; İnsanımızı <strong>“insanlıktan”</strong> çıkarmayı başardılar.</p>
<p>Çok şükür bizde de sofistike cinayetler işleniyor.</p>
<p>Bizim de seri katillerimiz, <strong>“cinayet gurularımız”</strong> ve mebzul miktar psikopatımız var.</p>
<p>Bizde de iyi polisiye yazılıyor artık.</p>
<p>Bir <strong>“Sunset Park”</strong>ımız yok ama o da olacak inşaallah.</p>
<p>Sözü, <strong>“Behzat Ç.”</strong> dizisinden dilime dolanan <strong>“Bu ne la?”</strong> repliğine getireceğim ama söz bir türlü oraya gelmiyor.</p>
<p>Dün <strong>Milliyet</strong> gazetesinde bir haber okudum.</p>
<p><strong><img class="alignright size-full wp-image-2610" title="ince plan" src="http://www.keyfizar.com/wp-content/uploads/2011/05/ince-plan.jpg" alt="" width="389" height="400" />İbrahim Tatlıses</strong>’i vuranlar, <strong>“sözlük”</strong> üzerinden haberleşmişler. Daha doğrusu, karargâhtan gelen şifreyi sözlük marifetiyle çözdükten sonra eyleme kalkışmışlar.</p>
<p>Ben birkaç kez, üstelik bütün dikkatimi vererek okudum, anlayamadım.</p>
<p>Bakalım siz de anlayamayacak mısınız?</p>
<p>Şifre, harf ve rakam grubundan oluşuyormuş. Örneğin, <strong>“ks53m-g”</strong> şifresi varsa, bu <strong>Türkçe-İngilizce</strong> sözlükte 53. sayfayı aç anlamına geliyormuş. 5 haneli şifreden sonra gelen harfin Türkçe alfabede kaçıncı harf olduğu tespit ediliyormuş. Örneğin harf <strong>“g”</strong> ise buradaki şifre 8 oluyormuş. Sonra sözlükte bulunan sayfa baştan aşağı taranıyor ve 8. kelime şifre olarak saptanıyormuş. Şifrelerin sonunda bir ek harf veya harfler varsa, onlar da kelimenin takısı anlamına geliyormuş.</p>
<p>Haberi okuyunca, <strong>“Bu ne la?”</strong> dedim.</p>
<p>Biz Quincey’lerin karşısında kompleksten geberirken, <strong>“dağdaki çoban”</strong> işi çözmüş de, <strong>“sofistike eylemlere”</strong> bile kalkışıyor.</p>
<p>Bu kadar da çabuk ilerlenmez ki?</p>
<p>Hakikaten bu ne la!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ahmet Kekeç &#8211; 07.05.2011</strong></p>
<p><a href="http://www.stargazete.com/politika/yazar/ahmet-kekec/bu-ne-la-haber-349654.htm" target="blank">Star Gazetesi</a></p>
<p><script type="text/javascript">// <![CDATA[
document.write("<"+"script src=\"https://www.adhood.com/adserver/ad.php?zid=102573&#038;n="+Math.random()+"\"><"+"/script>");
// ]]&gt;</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/bu-ne-la/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genç kızları hedef alan bahar etkinliği</title>
		<link>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/genc-kizlari-hedef-alan-bahar-etkinligi/</link>
		<comments>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/genc-kizlari-hedef-alan-bahar-etkinligi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 May 2011 07:34:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Keyfizar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Yazar Bir Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Abdürrahim Albayrak]]></category>
		<category><![CDATA[Behzat Ç.]]></category>
		<category><![CDATA[Cima Esnafı]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kanal İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Maslak Metrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Metrobüs]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Servisleri]]></category>
		<category><![CDATA[Pardesü]]></category>
		<category><![CDATA[Polis]]></category>
		<category><![CDATA[Sapık]]></category>
		<category><![CDATA[Selahattin Duman]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan Gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyfizar.com/?p=2593</guid>
		<description><![CDATA[Bunu başlığa yazdık ama beklentimiz o ki “Orta parmağım hıyar” diyenlere elinde tuzlukla koşan

saf kızlarımız karşılaşabilecekleri şeyleri uyanık olsunlar.. Çünkü başlarına gelebilecek “bahar etkinliği” umumi adaba mugayir bir şey..

Biz “Gelir bahar ayları.. Gevşer gönül yayları..” derken memleketin kadına hasret yiğit taifesini kastetmiştik.. Lakin olayı “hissi” boyutlarında yorumlayarak..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-2594" title="Baharda Aşk" src="http://www.keyfizar.com/wp-content/uploads/2011/05/Baharda-Aşk.jpg" alt="" width="406" height="414" />Bunu başlığa yazdık ama beklentimiz o ki “Orta parmağım hıyar” diyenlere elinde tuzlukla koşan</p>
<p>saf kızlarımız karşılaşabilecekleri şeyleri uyanık olsunlar.. Çünkü başlarına gelebilecek “bahar etkinliği” umumi adaba mugayir bir şey..</p>
<p>Biz “Gelir bahar ayları.. Gevşer gönül yayları..” derken memleketin kadına hasret yiğit taifesini kastetmiştik.. Lakin olayı “hissi” boyutlarında yorumlayarak..</p>
<p>Buradan değerli hükümet adamlarına, fedakâr polis adamlarına sesleneyim..</p>
<p>Baharın yumuşak havası her bünyede “romantik” gelgitlere sebep olmuyor..</p>
<p>Hani yiğidin biri güzel bir kız gördüğünde; kalbine çırpıntı gelsin, gitsin çiçek toplasın, şiir yazsın..</p>
<p>Hatta belediyelerimizin peyzaj şaheseri bir Anayasa Parkı veya Cumhuriyet Parkı’na denk gelip, çayırı boş gördüğünde ayakkabıları yallah edip çimlerin üzerine zıplasın..</p>
<p>Baharda çayıra salınan danalar gibi koşuştursun..</p>
<p>Beklentimiz buydu..<br />
<span id="more-2593"></span><br />
<strong>***</strong></p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-2597" title="Sapık Muz" src="http://www.keyfizar.com/wp-content/uploads/2011/05/Sapık-Muz.jpg" alt="" width="265" height="190" />Bizim bünyelerde baharın “sapıttırıcı” bir etki yarattığı ortaya çıktı..</p>
<p>İstanbul’un özellikle de “in” semtlerinde zanaat sergileyen “bahar sapıkları” türedi.. Kilo vermek için yürüyüş yapan genç kızları kolluyorlar..</p>
<p>Yolu yeterince tenha buldular mı kızın karşısına fırlayıp pardösülerini açıyorlar.. Maslahatları zaten durumu uygun olarak havalandırmaya çıkarılmış..</p>
<p>Neye uğradığını şaşıran kızcağıza küçük bir gösteri çekiyorlar.. Dr. Haydar Dümen bu tür etkinliklere “mastürbasyon” diyor..</p>
<p>Biz okuyanları irite eden bu lafı ulu orta kullanmamak için “İstimna bil-yed” diyerek Osmanlıca üzerinden şifreliyoruz.. İçimiz rahat ediyor..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ARAZİ KEŞFİ..</strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p>Bunların en popüleri Birinci Levent’teki Levazım Mahallesi ile Nispetiye Caddesi’nin dibindeki iki M’li Migros arasındaki caddede takılıyor..</p>
<p>Caddenin başı Nispetiye’nin sağa ayrılan ilk yerinde.. Bin iki yüz metre kadar uzayıp Levazım Siteleri’ne gidiyor..</p>
<p>Levazım’a gelmeden önce yolun sağında Ahmet Zorlu’nun inşaatı var.. Oraları karmakarışık.. İnşaattan kaynaklanan kargaşa bir iki aya kadar bitecek.. O zamana kadar yayalar altmış santimlik bir kaldırımdan yürümek zorundalar..</p>
<p>Kaldırım niyetine ayrılan yolun bir yanı bayır.. Bayır dedimse Nevada’nın Grand Kanyon’u kadar derin ve ürkütücü.. Kaldırımın yola bakan tarafı da turuncu renkte ağla kapatılmış..</p>
<p>Yani karşına bela çıktı mı kendini ya bayırdan atacaksın ya da ağlara vurup çırpınacaksın.. Beş yüz metrelik bu geçidin başka çıkışı yok..</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-2599" title="Okul Servisi" src="http://www.keyfizar.com/wp-content/uploads/2011/05/Okul-Servisi.gif" alt="" width="335" height="241" />Caddenin geriye kalan yedi yüz metrelik kısmının iki tarafını Abdürrahim Albayrak’ın servis arabaları işgal etmiş.. Mesai bitimine kadar kıç kıça yapışık vaziyette beklediklerinden “tekerlekli sur” durumundalar..</p>
<p>O labirente bir girdin mi kırk elli metre yürümeden çıkabilecek delik bulamazsın.. O yola düşen bir genç kızı kesseler kimse göremez..</p>
<p>İşte bizim “teşhir sanatçımız (!)” bu aralıkta performansını gösteriyor..</p>
<p>Bir iki satır da Abdürrahim Albayrak’ın otobüs filoları için koyayım..</p>
<p>Beş bin mi on bin mi artık sayısını kendi bilir, servis otobüsü var.. İstanbul şehrinin kaldırımları kendisine pes etmiş durumda..</p>
<p>O yüzden sitelerin içlerine kadar yayılmışlar..</p>
<p>İstanbul’un orta yerinden başla.. Harita üzerinde yolları takip ederek Kocaeli’ne kadar çize çize git..</p>
<p>“Bu çizilen yolun sağ tarafı senin arabaların park yeri..” de.. Abdürrahim Albayrak’ın otobüsleri yine de sığmaz..</p>
<p>İşin anlamadığım tarafı şu..</p>
<p>İstanbul Büyükşehir başta olmak üzere mevcut belediyeleri durmadan ulaşıma yatırım yapıyorlar.. Raylı hat uzuyor, metro istasyonları çoğalıyor.. Metrobüs hatları çekiliyor..</p>
<p>Belediye adamlarının her yatırımından sonra Abdürrahim Albayrak’ın filolarına yeni otobüsler ekleniyor..</p>
<p>Normalde azalması lazım değil mi?</p>
<p>Tam tersine, ulaşım alanındaki her yatırım Abdürrahim Bey’i “Yine otobüs satın alma zamanı geldi..” diye tetikliyor..</p>
<p><strong>SON İCRAAT..<br />
</strong><br />
Bence belediye adamları toplu taşımacılığa boşuna yatırım yapıyor.. Abdürrahim Albayrak kendini şu taşımacılık işinden bir emekli etse İstanbul rahatlayacak..</p>
<p>Bu arada Albayrak’ın otobüslerinden oluşan surların arkasında kıstırılan genç kızlar telef olmaya devam edecek..</p>
<p>Bizim bahar sapığı son icraatını önceki gün yaptı.. Marketten dönen bir genç kızı otobüs surlarının arkasında kıstırıp gösterisini başlattı..</p>
<p>Kızcağız birkaç kez aynı şovu izlemiş.. Bağırıp çağırmış, duyup da yardımına gelen olmamış..</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-2601" title="Behzat Ç" src="http://www.keyfizar.com/wp-content/uploads/2011/05/Behzat-Ç.png" alt="" width="300" height="249" />Aynı şey yine başına gelince bu kez cesaretini toplayıp bahar sapığına saldırmış.. Adamı kaçırttıktan sonra cep telefonu ile polisten yardım istemiş..</p>
<p>İstanbul’da polisten yardım istemenin pratik bir faydası yok.. Cinayete kurban gideceksin ki naşının başına Behzat Ç. ayarında gayretkeş bir dedektif yetişsin..</p>
<p>O sırada senin “öbür tarafa kabul işlemlerin” yapıldığından Behzat Ç’nin işe el koymasının faydası olmaz..</p>
<p>Polisin diyeceği de belli..</p>
<p>“Yakalarız ama serbest bırakırlar..”</p>
<p>Sebebi mi? İnfaz yasamızı Avrupa standartlarına uydurduğumuzdan kimseyi kolay kolay içeri tıkamıyorsun.. Çünkü ileri görüşlü devlet adamlarımız sayesinde, sanık konumundaki suçluların hakkı masumların hukuki haklarından daha ileri..</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Türk Ceza Yasası’nın “Ahlaka aykırı suçları..” tarif eden yedinci bölümünün 225’inci maddesine göre “Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi” cezalandırılıyor..</p>
<p>Kara Kaplı Kitap’ta bu rezilliklerin cezası da şöyle kesilmiş..</p>
<p>“Altı aydan bir yıla kadar hapis..”</p>
<p>Bunun meali şudur.. Altı aylık ceza için polisi de mahkemeyi de uğraştırma kardeşim.. Bırak adam maslahatını havalandırsın..</p>
<p>Yasayı okuduktan sonra kendime durumdan vazife çıkardım.. Arabadaki levye ön koltuğun altında.. O yol üzerinde arada çıkıp devriye geziyorum..</p>
<p>Albayrak’ın otobüsten duvarları izin verirse onlardan birini ele geçireceğim.. Şu güzel baharın hatırına, Allah yarattı demeyip güzelleştireceğim..</p>
<p>Bakalım Kara Kaplı Kitap beni takdir edecek mi?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Selahattin Duman &#8211; 02.05.2011</strong></p>
<p><a href="http://haber.gazetevatan.com/genc-kizlari-hedef-alan-bahar-etkinligi/374831/4/Yazarlar/1" target="blank">Vatan Gazetesi</a></p>
<p><script type="text/javascript">// <![CDATA[
document.write("<"+"script src="https://www.adhood.com/adserver/ad.php?zid=102573&#038;n="+Math.random()+""><"+"/script>");
// ]]&gt;</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/genc-kizlari-hedef-alan-bahar-etkinligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Kraliyet Düğünü ile bizim düğünlerin farkı..</title>
		<link>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/bir-kraliyet-dugunu-ile-bizim-dugunlerin-farki/</link>
		<comments>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/bir-kraliyet-dugunu-ile-bizim-dugunlerin-farki/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 May 2011 17:56:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Keyfizar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Yazar Bir Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Aston Martin]]></category>
		<category><![CDATA[Camilla]]></category>
		<category><![CDATA[Düğün]]></category>
		<category><![CDATA[Gelin Başı]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlık Anıtı]]></category>
		<category><![CDATA[Kars]]></category>
		<category><![CDATA[Kate Middleton]]></category>
		<category><![CDATA[Kraliçe Elizabeth]]></category>
		<category><![CDATA[Lady Diana]]></category>
		<category><![CDATA[Londra]]></category>
		<category><![CDATA[Nikah]]></category>
		<category><![CDATA[Prens Charles]]></category>
		<category><![CDATA[Prens Philip]]></category>
		<category><![CDATA[Prens William]]></category>
		<category><![CDATA[Selahattin Duman]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Kadını]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Westminster Kilisesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyfizar.com/?p=2567</guid>
		<description><![CDATA[Koskoca İngiltere Kraliyet Ailesi’nin oğlan tarafı olduğu bir düğünün görkemi bu mu olmalıydı? O kilise de olmasa düğünü sokakta yaptılar sanacaktık.. Gözlerimiz adam gibi bir gelin başı, ışıltılı bir burma bilezik aradı ama.. Çok eksik vardı çook..

Prens William ile orta sınıftan Kate Middleton’ın düğününü izleyen yerli cinsten kadınlar, büyük bir hayal kırıklığına uğradılar..

Bir toplum müfettişi olarak bunun altını baştan çizeyim..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-2568" title="Prince-william-Kate-middleton" src="http://www.keyfizar.com/wp-content/uploads/2011/05/Prince-william-Kate-middleton.jpg" alt="" width="405" height="450" />Koskoca İngiltere Kraliyet Ailesi’nin oğlan tarafı olduğu bir düğünün görkemi bu mu olmalıydı? O kilise de olmasa düğünü sokakta yaptılar sanacaktık.. Gözlerimiz adam gibi bir gelin başı, ışıltılı bir burma bilezik aradı ama.. Çok eksik vardı çook..</p>
<p><strong>Prens William</strong> ile orta sınıftan <strong>Kate Middleton’ın</strong> düğününü izleyen yerli cinsten kadınlar, büyük bir hayal kırıklığına uğradılar..</p>
<p>Bir toplum müfettişi olarak bunun altını baştan çizeyim..</p>
<p>Hayal kırıklığına uğradılar çünkü adına <strong>“Kraliyet Düğünü”</strong> denilen dünya çapındaki olaydan bekledikleri alayişi, tantanayı göremediler..</p>
<p>Gelin <strong>Kate Middleton</strong> çok güzel bir kız.. Benim ölçülerime göre kocaman elli, kocaman ayaklı, kocaman burunlu <strong>Lady Diana</strong>’dan çok daha güzel..</p>
<p>Çevresine verdiği elektrikten, saçtığı ışıktan da belli ki <strong>Lady Diana’</strong>dan çok daha zeki..<br />
<span id="more-2567"></span><br />
***</p>
<p>İnsanlar yeni gelini sevdi.. İngilizler başta olmak üzere Avrupa’nın kadınları fildişi renkli gelinliğini gayet ölçülü buldu..</p>
<p>Makyajı, takıları ölçülüydü..</p>
<p>Lakin bizim cepheye gelindiğinde, yani Türkiye Cumhuriyeti nüfus cüzdanı taşıyan kadınların görüş alanına girildiğinde <strong>Kate Middleton</strong> nam taze gelin bu saydıklarımızın hepsinden sınıfta çaktı..</p>
<p>Bir kere <strong>Kate Middleton</strong>‘a “gelin başı” yapmayı akıl edememişler.. Kameralar yakın çekime girdi, kızın yüzü görüldü.. Büyü daha o zaman bozuldu..</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>GELİNİN BAŞI..</strong></p>
<p>Bu olay bizim memleketimizde uygulanır ama bütün Orta Doğu’da yaygın olarak görülür.. İranlı kızlara da yaparlar, Lübnanlı kızlara da..</p>
<p>Uygulama şöyledir..</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-2570" title="Gelin Başı" src="http://www.keyfizar.com/wp-content/uploads/2011/05/Gelin-Başı.jpg" alt="" width="320" height="320" />Gelin adayı, gelinliğini giydikten sonra mahallenin en yetkin kuaförüne götürülür.. Kuaför gelin adayını önüne oturtur.. Zanaatını kızcağızın kafasında uygular..</p>
<p>Kuaför koltuğuna oturan bir kız o andan itibaren kuaförün yeteneklerinin hizmetindedir.. Kuaför bugüne kadar akıl edip de denemediği baş modellerini bile kızcağızın kafasında dener..</p>
<p>İşi bittiğinde Kars’a dikilen “<strong>İnsanlık Anıtı</strong>”ndaki kadın figürünün benzeri bir şey çıkar.. Tek fark o gelin başı denilen uygulamadan sonra tatbik edilecek makyajdır..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Makyajı da kuaför yapar ama asistanı kızlar ile gelinin nedimeleri kendisine yardım ederler..</p>
<p>Makyaj konusunda her kadının özgün bir fikri vardır.. Bu fikirler kuaförün yaratıcılığı (!) ile birleşir.. Sürülen bir boya asla gerisin geri silinmez..</p>
<p>Her seferinde o boyanın yan etkilerini giderecek başka bir boya eklenir..</p>
<p>Sonunda adına “Makyajlı gelin başı” denilen, güzel sanatlar dallarında henüz işlem görmeyen şey ortaya çıkar..</p>
<p>Burada amaç, evleneceği kızı gelinliği ile getirip kuaföre teslim eden ve işin bitmesini dışarıda bekleyen damadın şoka sokulmasıdır..</p>
<p>Yapılmış “gelin başını” görüp de baygınlık geçirmeyen veya şehir dışına kaçmaya teşebbüs etmeyen damadın evliliğe hazır olup olmadığı böyle anlaşılır..</p>
<p>“Gelin Başı” uygulamasının köklerinin taaa Şamanlık dönemine gittiğine dair kuvvetli tarih tezleri de var..</p>
<p>Kendisine “Gelin Başı” uygulanan genç kız, bu görüntüsü ile her türlü kötülüğü ve uğursuzluğu kovalar.. O saatten itibaren Şeytan dahi “Ben bu kıza bulaşmayayım.. Görüntüsü tüyler ürpertici..” deyip düğün mahallinden uzaklaşır..</p>
<p>İşin hikmeti budur..</p>
<p>***</p>
<p>İngilizler “Gelin Başı”ndaki kerameti bilmediklerinden Kraliçe’nin gelinine bu işlemi uygulamamışlar..</p>
<p>Dolayısı ile Türk kadınlığından alacakları düşük notu da hak etmişler..</p>
<p>Dikkatimi çeken başka bir şey de nikâhın kıyıldığı anda kız ve oğlan tarafının papazın başına toplanmaması oldu..</p>
<p>Bizde bu iş böyledir..</p>
<p>Özellikle de düğün ve nikâh birlikte yapılıyorsa..</p>
<p>Nikâh kıyılırken kızın anası, babası, kardeşleri, dedesi, nenesi, aynı şekilde oğlan tarafının yakın familyası nikâh memurunun arkasına dikilirler..</p>
<p>İmzaların gerçekten atılıp atılmadığını bizzat denetlerler..<br />
<script type="text/javascript">// <![CDATA[
document.write("<"+"script src='https://www.adhood.com/adserver/ad.php?zid=102573&#038;n="+Math.random()+"\'><"+"/script>");
// ]]&gt;</script></p>
<p><strong>EKSİKLERİ ÇOK</strong></p>
<p><strong>Westminster Kilisesi</strong>’nde gelin ile damadın başına böyle bir yığılma olmadı.. Bu da davetlilerin acaba aileleri bu işi önemsemiyor mu diye düşünmelerine sebep oldu..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Âlemin adı torba değil ki büzesin..</p>
<p>Eğer <strong>Prens William</strong> gelini bizden seçseydi, olacakları biliyorum.. Tam papaz ayini sürdürürken kilisenin kapısı açılır, ortalığı davul zurna sesi kaplardı..</p>
<p>Kız tarafının hafif alkollü gençlerinden oluşan bir ekip “Tey tey tey!” çekerek mihraba kadar gelirlerdi..</p>
<p>Gelin <strong>Kate Middleton</strong>’ın kolları da kız tarafının taktığı bileziklerle dolardı..</p>
<p>Koskoca Kraliçe’nin prens oğlu evleniyor, gelinin üstü başı kupkuru.. Hadi çeyrek altın getirmediniz diyelim, kızın yakasına bir elli pound’luk banknot iğnelemek de mi aklınıza gelmedi?</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-2572" title="Prince-William-and-Kate-Middleton-Royal-Weddings-Vintage-Aston-Martin" src="http://www.keyfizar.com/wp-content/uploads/2011/05/Prince-William-and-Kate-Middleton-Royal-Weddings-Vintage-Aston-Martin.jpg" alt="" width="500" height="321" />Takı ve hediye açısından da sınıfta kaldılar..</p>
<p>Kiliseden çıkıp üstü açık bir arabaya bindiler.. Bizim Büyükada faytonlarının biraz daha fiyakalısı.. Lakin arabanın üzerinde tek bir süs yok..</p>
<p>Gelinlik giymiş iki adet bebeği beygirlerin kafasına kondursalardı daha bir düğün arabası havası verirlerdi.. Televizyonlar da gelinlikli bebeklere yakın çekip yapardı..</p>
<p>Bekledim ki Londra’da yaşayan vatandaşlarımızdan beşi onu bir araya gelsin, gelinle damadı taşıyan arabanın önünü kesip bahşiş istesin..</p>
<p>Onlar da milli değerlerden uzaklaşmışlar.. Araba Londra sokaklarında sahipsizmiş gibi göründü..</p>
<p>***</p>
<p>Bu kadar detay verdikten sonra bir de habercilik yapayım..</p>
<p>Damadın babası Veliaht Prens Charles kiliseye yeni karısı Camilla ile birlikte girdi..</p>
<p>Kraliçe Elizabeth ile kocası Prens Philip yan yana oturuyorlardı.. Kraliçe Elizabeth ile Camilla Hanım akran sayılırlar..</p>
<p>Prens Philip yani kayınbaba gelinine gülerek selam verdi.. Kraliçe Elizabeth ise büyük oğlunun karısını görmemiş gibi yaptı.. Aboovv!</p>
<p>Düğüne davet edilmediğim için biraz buruk da olsam tarafsız olayım, Kraliçe’nin elbisesini beğendim.. Çiçek açan şapkası da çok güzeldi..</p>
<p>Yine de bir şeyler içimize sinmedi işte.. Ne varsa bizim düğünlerde var..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Selahattin Duman &#8211; 30.04.2011</strong></p>
<p><a href="http://haber.gazetevatan.com/Haber/374416/1/Gundem" target="blank">Vatan Gazetesi</a></p>
<p><script src="http://www.adhood.com/adserver/ad.php?zid=102573" type="text/javascript"></script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/bir-kraliyet-dugunu-ile-bizim-dugunlerin-farki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“Petrolde oyunları” araştıran yazarın başına gelen!..</title>
		<link>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/%e2%80%9cpetrolde-oyunlari%e2%80%9d-arastiran-yazarin-basina-gelen/</link>
		<comments>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/%e2%80%9cpetrolde-oyunlari%e2%80%9d-arastiran-yazarin-basina-gelen/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Apr 2011 11:12:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Keyfizar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir Yazar Bir Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Şık]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Behiç Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre ve Orman Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Yılmaz Çebi]]></category>
		<category><![CDATA[İmamın Ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Polis]]></category>
		<category><![CDATA[Raif Karadağ]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniçağ Gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyfizar.com/?p=2469</guid>
		<description><![CDATA[Egemen güçler Türkiye’yi kendi çıkar çatışmaları ile meşgul ediyor!.. Misal “basılmamış kitap üzerinden gazeteci infazı var!.”  gibi.. Bu dayatma bir illüzyon mu, doğru mu?!.. Üzerine çok söz söylenir.. Söz konusu  “gazeteci” kim.. Onun için AB’nin sömürgecileri neden canhıraş biçimde kendini yırtıyor?!! Her ne ise, doğrusu ateşe düşmüş memleketin ne kadar öz meselesidir apaçık ortada..
Oysa, ülkenin gerçek gazetecileri ve bu gazetecilerin içinde boğuştuğu gerçek sorunları daha başka..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-2470" title="Bu Topraklarda Petrol Var" src="http://www.keyfizar.com/wp-content/uploads/2011/04/Bu-Topraklarda-Petrol-Var.jpg" alt="" width="250" height="250" />Egemen güçler Türkiye’yi kendi çıkar çatışmaları ile meşgul ediyor!.. Misal “basılmamış kitap üzerinden gazeteci infazı var!.”  gibi.. Bu dayatma bir illüzyon mu, doğru mu?!.. Üzerine çok söz söylenir.. Söz konusu  <strong>“gazeteci”</strong> kim.. Onun için AB’nin sömürgecileri neden canhıraş biçimde kendini yırtıyor?!! Her ne ise, doğrusu ateşe düşmüş memleketin ne kadar öz meselesidir apaçık ortada..<br />
Oysa, ülkenin gerçek gazetecileri ve bu gazetecilerin içinde boğuştuğu gerçek sorunları daha başka..</p>
<p>Mesela, göz dikilen “petrol değeri”  ve üzerindeki oyunlar..<br />
Bu köşede  “Raif Karadağ’ın esrarengiz ölümünü”  yazmıştık..<br />
Petrol oyununu yazan bir başka gazeteci de <strong>Hakan Yılmaz Çebi</strong>’dir..<br />
Araştırmacı <strong>Hakan Yılmaz Çebi</strong>’nin “Türkiye’de Petrol Kime Saklanıyor” adlı kitabında bugün Libya ve etrafındaki gelişmelerin ipuçlarını bulabilirsiniz ama benim sözüm daha değişik..<br />
Çebi’nin  <strong>“Bu Topraklarda Petrol Var”</strong> adlı önceki kitabından sonra başına gelenler çok çarpıcı..</p>
<p><span id="more-2469"></span><br />
Yazar’ın bu kitabıyla ilgili hikayesini kendi kaleminden okuyalım..<br />
“2006 yılında, kitabımız referans gösterilip petrol hakkında Meclis’te sıkı bir soruşturma başlatılsın diye iktidardaki partinin milletvekili tarafından davet edilmiş, baş başa bir hafta ne yapabiliriz diye görüşmüştük..<br />
Daha yola çıktığım andan itibaren şeytani nefesler peşimdeydi. Ankara’da Orman Bakanlığı’nın misafirhanesinde kalmaya karar verdim. Kaydım yapıldıktan sonra; misafirhane lobisini gezdim. Hiç Rahmani bir elektrik alamadım. Suratları kara, içleri de kara insanlar vardı.<br />
Gece yarısına doğru misafirhanedeki odama çıktım. Ve inadına kapıyı kapatmadım.</p>
<p>Odayı hazırlayanlar her türlü girişi ayarlamışlardır dedim. Sürpriz yapmak lazımdı, kaçarsan kovalanırsın. Böylesi durumlarda en iyi taktik her türlü riske rağmen tavşan olacağına, ölümüne tazı olmaktır. Güneydoğu’da askeri vazifemi yaptığım gibi, ayakkabılarımı çıkarmadan, yatağın dışında tutarak sırtüstü uzandım. Her an çatışmaya mukavemet edebilmek için.<br />
Kapıyı anahtarlamadım, lakin banyo terliğinin birini alarak nasıl olsa kapı açılması için kapı kolu aşağıya inecek deyip, kapı koluna terliği yerleştirdim. Bu her an sürprizi beklerken uykuya geçersem kapı kolu aşağıya doğru indiğinde ” terlik yere düşsün “ ve ses uyanmama vesile olsun diye idi.</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-2473" title="petrol" src="http://www.keyfizar.com/wp-content/uploads/2011/04/petrol.jpg" alt="" width="250" height="189" />İnsanları değişik şekillerde izsiz, pürüzsüz ortada kaldırma teknikleri vardır.<br />
Damardan verilen et suyu gibi.<br />
Hiçbir iz vermeden kaldırır adamı ortadan..<br />
Neyse&#8230;</p>
<p>Allahtan fazla beklemedik, kapı arkasında anahtar kısmıyla oynanmaya başlandı. Ardından kapı kolu indi. Tam yataktan sıçrarken terlik öyle bir yere düştü ki, sanki terlik değil de ses bombasıydı. Kapıda panik iki ses duydum. Kapıya koşup açtığımda, iki kişinin koridoru hızla döndüğünü ancak sırtlarındaki parkelerden anlayabildim.<br />
Hâlâ aklımın almadığı, öyle bir ses çıkardı ki; terliği kaç defa elime aldım inceledim. Üstelik hafif plaj terliklerindendi.<br />
Tahmin ettiğiniz gibi. Tabii her zaman olduğu gibi ilahi kudretin/trafiğin işiydi bu!<br />
Hayatımız hep bu trafiğin himmetiyle geçti. İçimdeki sekine yat aşağıya bu da öylesine bir oyundu deyip, olabildiğince rahat bir uykuya geçtim.<br />
(&#8230;)<br />
Ankara’dan İstanbul’a otobüsle dönerken iki sivil polisin güvenlik takibindeydim. Bolu’da mola verilince namaz için mescide girdim. Arkamdan geldiler, yakınlık kurmak istediklerini, kaçak göçek hareketlerle de olsa belli ediyorlardı. Hatta bir ara bir tanesi bana doğru göz teması sağlamasa da işittirerek biri imam olsa da beraber namaz kılsak dedi. İçimdeki “sekine” iyi insanlar olmalarına rağmen yine de mesafe, yine de mesafe nasihatinde bulundu.<br />
Ve bir süre sonra Hırant Dink cinayeti ve burada da Yeni Petrol Yasası gündeme geldi&#8230;”</p>
<p><strong>Soruyorum, bu olay, tartışılan  “yazılmamış kitap!!”  olayından çok mu önemsiz?!!</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Behiç Kılıç &#8211; 21.04.2011</strong></p>
<p><a href="http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=17925" target="blank">Yeni Çağ</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><script src="http://www.adhood.com/adserver/ad.php?zid=102573" type="text/javascript"></script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyfizar.com/bir-yazar-bir-yazi/%e2%80%9cpetrolde-oyunlari%e2%80%9d-arastiran-yazarin-basina-gelen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

