20
Nisan
2009
Ergenekon davasıydı, seçimdi, krizdi gündemi delip geçiyor.. Biz bu hengâmede yiğitlere “vizyon açma” hizmetini sürdürüyoruz.. Önemli olan da budur.. Yiğitlik her şeyin teğet geçtiği bir burçtur, adabını bellemek gerek.. Dersimiz “barda ayakta durma sanatı” üzerine..
Nereden çıktı bu kurs şimdi, demeyin..
Haftanın dört günü Beyoğlu’ndayım.. İstiklâl Caddesi’nden başlayıp Asmalımescit’ten Tünel’e kadar bütün mekânların denetimi bana ait..
İçkili mekânlar denetimi başarıyla geçti.. Yakup’tan Yare’ye, Asmalı Cavit’ten Refik’e, Boncuk’tan Sofyalı’ya.. Hepsi bir standart tutturmuş işlerini yapıyor..
Ne var ki özellikle üniversite çağındakiler ile otuz yaş altındakilerin takıldığı küçük barlarda aynı oturmuşluğu, aynı müşteri memnuniyetini göremiyoruz..
Bunun da sebebi erkekler.. Yani benim yiğitlerim, benim aslanlarım..
***
Önce A&G’ye bir araştırma yaptırmayı düşünmüştüm.. “Şimdi seçimi bildiler ya! Havalanmışlardır.. Çok para isterler..” fikrinden gidip, söz konusu araştırmayı kendi imkânlarım ile yaptım..
Tamam itiraf ediyorum.. Kendim yaptım..
17
Nisan
2009
Şair “Yiğitliğin onda biri vurmaksa, onda dokuzu hesap ödemekten kaçmaktır..” demiş, ardından da garsondan altıncı yolluğunu istemiş.. Bu hikmetli sözün arkasında biz de duruyoruz.. Özellikle karşı cinsten olanlara karşı tetikte durmanın faydalarını ve zararlarını öğretiyoruz..
“Bir yiğit bara gitse.. Gör başına neler gelir..” deyip girmiştik lafa.. Derken iş Milli Eğitim’den tavsiyeli “Bar Adabı” kursuna dönüştü..
Şahsıma ulaşan sorulardan anladığıma göre olayda potansiyel var.. Gözünü karartan “dershane” bile açıp, yiğitlerin hallerinden sebeplenebilir..
Bizim parada gözümüz yok.. O yüzden mektupla eğitim verir gibi hizmete fahri olarak devam ediyoruz.. Bugünkü bahsimiz de bara giden yiğitlerin yeme içme hallerine dairdir..
Daha doğrusu barda birlikte oldukları veya orada tanıştıkları “lakıta” taifesi ile birlikte sosyalleşme adabını beyan eder..