Buz Gibi Soğuk Sudan İçen

buz gibi soğuk sudan içenÇocukluğum ve ticaret hayatı aklıma gelince her yaz tatilinde giriştiğim su satış işi aklıma gelir. Mahallemiz orta hâlli insanların yaşadığı bir yerdi. Her yaz yeni bir iş fikriyle mahallenin çocukları (en azından 2, 3 kişi) bir araya gelir. Genelde sermayesi az, parası çok olan su satışı ile ilgilenirdik. Yine dolaplara kaplar içinde su konur buz yapılır. Biraz parası olan termos alır, olmayan ise sıvı yağ kutusunu iyice yıkar onunla işe çıkardı.

Yazın başında mahallenin çocukları öncelikle pazara beraber gider, sonra dağılıp herkes satışını yapardı. Ben her zaman çekingen olandım. Her yaz ilk pazara gidişimde öncelikle bir süre sessiz sessiz dolaşıp içimden dua ederdim insanların bana seslenmesi için.

“-Sucu gel buraya 2 bardak su ver bakayım” desinler diye.

İlk bardağı sattıktan sonra artık “-Su” diye seslenecek cesareti buluyordum. Bir bardak daha satınca “-Soğuk su” biraz daha satınca “-Buz gibi soğuk sudan içen…” diye bağırmaya başlardım. Kendimi iş adamı gibi hissederdim.

Yaz böyle gelip giderken bir süre sonra çocuklar arasında ittifaklar kurulmaya başlardı. Önce az kazananlar bir araya gelip ortaklık kurardı. Bu ortaklığın kuralı çok basitti. Her kes işe beraber çıkar, paralar gün sonunda eşit olarak bölüşülürdü. Bir süre devam ettikten sonra kazandıkları paradan memnun olmayan ortaklar, iyi kazanana yanaşıp onunla ittifak kurmaya çalışırdı. Bu teklif olumsuz karşılandığı için yine her kes tek başına satışa devam ederdi.

Bir başka yaz niyet çekilişi yapmaya başladık, biraz kirli fakat bir o kadar kârlı işti. Hediyelerimiz bolca misket, birkaç üst düzey eşya alınır. Hediye listesi hazırlanırdı. (Uzun bir liste, yüksek kazanç anlamına geliyordu) Bir kısmına “-Üzgünüz, bir daha deneyin” yazardık. Birde listede olan, ama çekilen rakamların arasına konmayan göz alıcı bir ürün yazılırdı. (İşin kirli kısmı buydu, arkadaşın Almanya’dan hediye gelen saati bizim yemimizdi.)

Yine çekiliş yaptığımız günlerden birinde iki kardeş hırs yapmış neredeyse bütün numaraları çekmişlerdi. Foyamız ortaya çıkacağını anladığımız anda çekiliş yapılacak üç kağıt kalmıştı. Hemen çamur yaptık “-Oyun bitti, yeni liste hazırlayacağız” deyip oyunu sona erdirmiştik. Hilemiz çakılmıştı fakat ispat edilememişti. Bu olaydan sonra devam edememiştik L

Mahallemizin etrafında inşaat yapılmaya başladığında ise favori işimiz  yere düşen çivi, demir çubuk parçaları, gazete kağıtlarını toplayıp eskicilere satmaktı. Bu iş genelde kısa süreli olurdu. Ama hep beraber gezmenin, bir arada dostlarla olmanın tadını en çok bu işte çıkartırdık. Haytalıkta sınır yoktu.

Yaşımız büyüdükçe artık daha fiyâkalı işlere ihtiyaç duymaya başlamıştık. Kızlara su sattığımızı, demir topladığımızı söyleyemezdik.

  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • Add to favorites
  • Diigo
  • email
  • FriendFeed
  • Live
  • MySpace
  • PDF
  • Reddit
  • Twitter
  • MyShare
  • Technorati

Yazar Hakkında

Keyfizar Sitenizin 164 hikayesini yazabilirsiniz.

“Buz Gibi Soğuk Sudan İçen” İçin 1 Yorum

  • bulent 3 Şubat, 2010, 2:34 tarihinde dediki...

    cocuklugumdaki zamanlari hatirlatan cok guzel bir hikaye. o gunlerimde insanlarin arasinda utana sikila gezdim hayalimde… :)

Yorumunuzu Bırakın

Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.


Copyright © 2010 www.keyfizar.com. All rights reserved. Powered by WordPress.org