3
Mart
2010
Bir gün arkadaşımla beraber Ankara’dan, İstanbul’a giderken havaalanında rötardan dolayı uzun süre beklemek zorunda kaldık. Bir bankanın Lounge’ına girmek istediğimizde ise benim o bankaya ait kartım olmadığı için ekstra ücret istediklerinden girmekten vazgeçtik.
Fakat uçağın kalkmasına hâla vakit vardı. Oyalanıp sohbet ederken keşke bir playstation kafe olsaydı diye düşündüm.
Bu fikri daha sonra başka bir arkadaşımla konuşurken onada anlattım. Aklına yattı ve bir maliyet araştırmasına girdik ve neden olmasın deyip ayrıldık. Ben Ankara’ya döndüm o ise Bursa’da çalıştığı için Bursa’ya döndü ve günler süren telefon trafiği de başlamış oldu.
Sürekli rakamlar üzerinde konuşuyorduk, bu arada havaalanına mobilya üreten bir arkadaşa fikrimizden bahsettik. (Çünkü havaalanında kiminle irtibata geçilir, nasıl görüşme ayarlarız bilmiyorduk. Aynı zamanda İstanbul’da bu işi takip edebilecek birine ihtiyacımız vardı.) Oda fikre sıcak baktı ve Tav’dan birisiyle görüşebileceğini bir dosya hazırlamamızı istedi.
Dosyayı hazırlamaya başladık, mekanın tasarımını bilgisayarda çizdik. Maliyet ve fiyat çalışmalarımızı son noktaya getirip dosyayı oluşturduk.
Artık sürecin sonuna gelmiş, yeni bir şeyin başlangıcını yaptığımızı düşünüp keyif içinde sonucu bekliyorduk .Çünkü bizim için en korkutucu şey olan mekan kiralama masrafı bu görüşme sonucunda ortaya çıkacaktı. Endişemiz hep “-Ya bu aşamadan sonra iş yatarsaydı”.
Ama bu aşamaya bile gelemedik çünkü bize verebilecekleri yerleri olmadığını söylediklerinden hayallerimiz suya düştü.
Fakat hiç pişman değilim, denemeyip bir süre sonra hava alanında playstation kafeyle karşılaşsam o zaman çok üzülebilrdim.
Kısmet bundan sonraki yeni projelere.
yorumlar:
yorum yapmak ister misin?
SelimicA
Nis 21, 2011Hacı,
Ben o atari salonunu açıp sana jeton satacam bekle.