21

Eylül
2011

Patlama

Yazar: Keyfizar  |  Kategori: Bir Yazar Bir Yazı  |  Yorum: Yok   |  36 views

Ahmet Altan

Tuhaf bir gündü dün.

İtalya’nın kredi notunun düşürüldüğü sırada, Türkiye’nin yerel para cinsinden kredi notu yükseltilmişti.

Amerika’nın bile kredi notunun düşürüldüğü bir kriz ortamında Türkiye yeryüzünde olağanüstü bir ekonomik başarının temsilcisi olarak duruyordu.

Böylesine zor bir zamanda böylesine müthiş bir başarı gösteren ülkenin başkentinde, üstelik de o başarının tescil edildiği gün bir bomba patladı.

Üç ölü, otuzdan fazla yaralı.

Parçalanmış gencecik insanlar.

Bütün dünya ajanslarının birinci haber olarak geçtiği bir felaket.

Henüz bu alçaklığı kimin yaptığı, bir okulun tam karşısına ve şehrin göbeğine kimin bomba koyduğu bilinmiyor.

20

Temmuz
2011

Kürt siyasal hareketi’ mi dediniz?

Yazar: Keyfizar  |  Kategori: Bir Yazar Bir Yazı  |  Yorum: 2  |  23 views

PKK’nın ve onun yan kuruluşlarının nasıl tanımlanması gerektiği, sıkça gündeme gelen önemli bir tartışma.

Cengiz Çandar, TESEV için hazırladığı titiz ve kapsamlı raporunda, “Kürt isyanı” nitelemesini önerdi ki, bu benim de katılabileceğim bir yaklaşım. Ama isyan var, isyan var. İsyancıların hangi yöntemleri kullandığı, çok önemli bir ayrıntı. PKK ise, sivilleri de hedef aldığı, yani “terör” yönetimini de kullanageldiği için, bence “terörist” bir boyuta sahip.

Gelgelelim, PKK için daha sevimli tanımlar seçenler de var. Bunlardan biri, örgüte “Kürt siyasal hareketi” demeyi tercih ediyor ve bu tanımı köşesinde ısrarla kullanıyor.

Aynı yorumcunun seçim öncesinde hükümetin doğuya yaptığı otoyolları “katliam hazırlığı” gibi sunduğunu hatırladığımızda ise, sahip olduğu “subjektiflik marjı” ortaya çıkıyor. Çünkü, öyle ya, devletin yol inşaatlarını “katliam hazırlığı” addederken, PKK’nın yapageldiği katliamları “siyasal hareket”ten saymanız için, siyasi lügatınızın epey “Orwellyen” olması lazım.

29

Nisan
2011

Ben sinemacı değil sosyalist doğdum

Yazar: Keyfizar  |  Kategori: Ropörtajlar  |  Yorum: Yok   |  108 views

Yüzlerce milletvekili adayı içinde en çok dikkati çeken isimlerden biri olan sinemacı-yazar Sırrı Süreyya Önder, kucaklayıcı bir dille seçmenin karşısında… Önder’le YSK’nın kararını, Güneydoğu’da yaşanan gerginliği, bölünme paranoyasını konuştuk…

İnsaf çarşısında buluşalım” diyor, “Kelimeleri hoyratça kullanmayalım” diyor, “Hayat bizi tekzip etmez inşallah” diyor. Sırrı Süreyya Önder’in sırrı samimiyetinde, seçtiği, kullandığı kelimelerde… BDP’nin İstanbul 2. Bölgeden bağımsız milletvekili adayı olan Önder Türkiye’nin ihlaller ülkesi olmasından kurtulmasını istiyor. Sihirli bir formülü yok, elinde yine kelimeleri var, diyor ki: “Kibiri bir yana bırakacağız, bu ülkeyi gül bahçesine döndüreceğiz!”

Nasıl geçiyor günleriniz?

Kaosla. Daha bir türlü kampanyayı başlatamadık. Kitleyi teskin etmeye, yatıştırmaya, süreci barış çizgisinden hiç kopartmamaya yönelik muazzam bir seferberlik halimiz var.

7

Aralık
2010

‘DEMOKRATLAR’ ARAZİ OLDU!..

Yazar: Keyfizar  |  Kategori: Bir Yazar Bir Yazı  |  Yorum: Yok   |  23 views

Öğrencilere yapılan muameleye Taraf yazarı Demiray Oral da tanık olmuş..
Yazısında, ‘ben böyle vahşet görmedim arkadaş!’ demiş..
Gördüklerini şöyle anlatmış:
“ Polis önce öğrencilerin üzerine kimyasal gazı boca ediyor, sonra da yere düşmüş kıvranan, kaçma şansı olmayan gençleri eşek sudan gelinceye kadar dövüyordu… Ki eşek o gün kesinlikle sudan gelmiyordu.”
Hadise bu boyuttaysa, özgürlüklerin alanı genişletildi diye kalem oynatanlar, televizyonlara çıkıp nutuk atanlar nerede!..
Niye çıtları çıkmıyor..
Kendilerini iktidarın bir uzantısı olarak gören yazarların halini biliyoruz.. Onların sesi soluğu çıkmaz..
Eşek sudan gelinceye kadar muamelesini mazur görürler.. Aslında görmezden gelirler..
Özgürlükler türküsü çalmaya kısa bir süre ara verirler..

3

Ekim
2010

Ani Harabelerinde Yeniden Fetih Namazı

Yazar: Keyfizar  |  Kategori: Günlük  |  Yorum: Yok   |  47 views

MHP lideri Devlet Bahçeli yeniden fetih hareketini başlatmak için Kars’taki ani harabelerinde namaz kıldı. Bu haberi görünce çok fazla şaşırmadım. Çünkü 2009 yılında MHP’nin 40. Kuruluş yılı ile ilgili verdiği gizli formül ile ciddiyet ve absürtlüğün ince sınırlarında bir oyana bir buyana savruluyordu.

Nemi söylemişti hatırlayalım:

“2009 yılındayız. 2009′un sıfırlarının üzerine çarpı koyun, atın. Ne kalır, 2 ile 9. 2 ile 9′u toplayın 11 eder. Şimdi de 29′la 11′i toplayın, 40 eder. Bunlar tesadüf olamaz…”

Aslında bir çok konuda kaygılarını anlıyorum ve önemsiyorum. Fakat bazen içindeki çocuğa yenildiğini düşünüyorum veya dikkatleri partisine çekmek için bu yola başvurduğunu.

Her neyse ne ama pozitif yönde bir etki sağlamıyor bu davranışlar. Her konuşmasında ciddiyetini hissettiren  Bahçeli’den bunları  duyunca irkilip “-yok yooo öyle dememiştir” diye mırıldanmak zorunda kalıyorsunuz. Ama ne yazık ki söylemiş bulunuyor.

Türk siyasetinde birçok ilginç karakter var ama 40. Yıl formülü ile benim favorim Bahçeli. Ani harabelerindeki fetih namazını duyunca aklıma tekrar bu formül geldi. :)

Şimdi MHP 41. yılında ve sene 2010, yeni formül ne acaba?!?

Formülün videsuna aşağıdan bakabilirsiniz.

14

Mayıs
2010

Liderime ve koltuğuma taparım

Yazar: Keyfizar  |  Kategori: Bir Yazar Bir Yazı  |  Yorum: Yok   |  37 views

emre_kongarBeni seçen bu halkı gerçekten anlamıyorum:
Yok kişiliksizmişim, yok liderime köle gibi itaat ediyormuşum, yok benim kendi fikrim yok muymuş gibi bir takım eleştirilerle beni rahatsız ediyorlar.
Bir de bu eleştirilerine bazı (sapık) ideolojik kılıflar uyduruyorlar:
Neymiş, “Parti içi demokrasi önemliymiş”, “Parti içi demokrasi olmayınca, liderin yanlış yapması önlenemezmiş”, “demokrasi parti içinden başlarmış” falan filan.
Bunlar “demokratlık” maskesiyle “koministlik” yapan hainler.
Yahu kardeşim, siz hiç Türkiye’de “lidersiz” insan gördünüz mü?
Bu ülke “Allah sevgisini” bile tekeline alıp, “Şeyhiniz yol göstermezse cennete gidemezseniz” diyen din tüccarlarının destekledikleri tarikatlar aracılığı ile yönetilmiyor mu?
Yani toplumda liderlik geçerli, dinde bile lidersiz ibadet olmuyor, ama siyasete gelince, “liderine kölelik edersen kişiliksizsin”!
Yahu bu ülkenin tarihi altı yüz yılık bir kölelik kültürü üzerine dayalı değil mi?
Altı yüz yıl boyunca insanlar “Padişahım çok yaşa” diye yatıp kalkmadılar mı?
Ülkenin sadrazamlarını yani o zamanki başbakanlarını bile Padişah, sorgusuz sualsiz idam ettirmedi mi?
Günümüzdeki bütün partilerin bütün liderleri birer tarikat şeyhi gibi “kerametleri kendilerinden menkul” biçimde davranmıyorlar mı?
Gerçekten demokrat olan Erdal İnönü gibi aykırı bir lider de politikayı bırakmak zorunda kalmadı mı?

11

Mart
2010

Hay ağzını seveyim senin!

Yazar: Keyfizar  |  Kategori: Bir Yazar Bir Yazı  |  Yorum: Yok   |  17 views

Balçiçek-PamirKemal Kılıçdaroğlu’nun en çok bugün, en fazla bugün desteğe ihtiyacı var… Tek başına oradan oraya koşturuyor… Partisini adeta sırtlamış, geziniyor. Halkla konuşuyor dertleri dinliyor, fikir veriyor, fikir alıyor ve aslında CHP üst yönetiminin çok önceden yapması gereken açılımları tek başına gerçekleştiriyor.
Çünkü biliyor ki…Bu son şans… Biliyor ki CHP halka dokundu dokundu yoksa tren kaçacak… İki gün önce CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu Batman’daydı. Peki neler dedi?

1-Türbanlı, çarşaflı, başı örtülü, başı kapalı, mantolu, pardösülü, kim olursa olsun kadının günlük yaşamındaki giysisi siyasetin konusu olamaz. Gericilik ilericilik, hilafete karşı çıkmayı kıyafetle ele alırsanız gerici sizsiniz.

2-CHP’liler kimseyi ötekileştirmeden, toplumun her kesimiyle beraber olarak, sorunlarını dinleyerek, çözüm üreterek ve güven vererek yaklaşmak zorunda. İktidar olmak istiyorsanız toplumun tüm kesimlerini kucaklamak zorundasınız.

10

Aralık
2009

Yöneticinden “Nefret” mi ediyorsun?

Yazar: Keyfizar  |  Kategori: PerakendeMan  |  Yorum: Yok   |  23 views

Yöneticinden Nefretmi EdiyorsunYöneticinden nefret mi ediyorsun? Yâda bazen seni çileden mi çıkarıyor?

Üzerindeki bu stresi aşağıdaki oyun vasıtasıyla atabilirsin. Çeşitli ofis malzemeleriyle yöneticini dövebilir, aynı zamanda güzel vakit geçirebilirsin.

Hem de, işini kaybetmeden. :)

  1. Öncelikle ENTER tuşuna tıklayın.
  2. Karşınıza çıkan fincan resmine tıklayın.
  3. Mouse’unuzu her hangi bir nesneye götürün, renk değiştiren bir nesnenin üzerine tıklayın.
  4. Bir sonraki dövme tekniği için CLEANER tuşu ile önce ortalığı bir toparlayın.

Animasyon www.doodie.com’dan alınmıştır.

22

Kasım
2009

Deli Çavuş hayatını değiştirdi

Yazar: Keyfizar  |  Kategori: Bir Yazar Bir Yazı  |  Yorum: Yok   |  153 views

Yavuz SemerciAf ilan edilmiştir. Dağlarda dolaşanlar, artık askere yakalandıkları an kurşuna dizilmeyeceklerini anlamıştır. Ve teslim olurlar. Kan kokan Dersim’den, Anadolu’ya zorunlu göç başlamıştır. Kayıtlar, resmi ve gayri resmi rakamlar ne der önemi de yoktur.

Afyon’a giden kafilenin içinde anaları konakta öldürülmüş, babaları ve dedeleri ise bir dere kenarında (aynı gün) kurşuna dizilmiş ağabey-kardeş de vardır:  Koç Mustafa Ağa’nın oğlu Hıdır’dan olma, Geyik’ten doğma Hayri (12) Ahmet (kayıtlarda 6 gerçekte 3 yaşında).

Uzun süre sonra ilk banyo, Afyon Çocuk Esirgeme Kurumu’nda alınır. Sıcak yemek, kıyafetler… Afyon onlara kucak açmıştır. Ve her çocuk gibi onların da bir aile tarafından evlat alınması amaçlanmıştır. Ağabey büyük olduğundan şansı yoktur ama onun vardır. Çünkü çocuksuz aileler geçmişi hatırlamayacak kadar küçük olanları tercih etmektedir.

22

Kasım
2009

Size bir Dersim hikayesi anlatayım

Yazar: Keyfizar  |  Kategori: Bir Yazar Bir Yazı  |  Yorum: Yok   |  20 views

Yavuz SemerciYıl malum yıl.
Herkesin unutmaya çalıştığı yıl.
Ağlayacak anaların da öldürüldüğü yıl. Yani ağlayacak ana kalmadığından ağlama derdinin olmadığı ve kimsenin üzülmediği yıl…
Hikayemiz, o günlerde Dersim diye bilinen Tunceli’nin Hozat kazasının bir köyünün      1 kilometre ötesinde 1’i ağanın konağı diğeri evi vebir de taş ahırın olduğu mezrada geçer…
Hava kurşun gibi ağırdır. . Haberler iyi değildir. Ama bir umut var bu bölgede yaşayanlar için.
Çünkü dağa çıkılmamış, askere karşı silah kuşanılmamış. Yani devlet en fazla buralardan sürer bizi demektedirler.
Allahın bir günü. Çamur yoldan sabahın köründe, o lanet ayazında dağ taş asker dolar.
Erkekler ile kadın ve çocuklar ayrılır. Çavuş kadınlara karşı gayet kibardır. Hatta kendilerine çay yapılmasına izin verirler.
Bir süre bu emirden emin misiniz sorusunun yanıtı beklenir. Emir doğrudur ve kesindir ve tekrarlanır ve bir daha tekrarlatılmaması için uyarılır komutan. Askerler çaylarını bırakır, çatılmış tüfekler alınır ve tüm kadın ve çocukların konağa girmesi istenir.

Page 1 of 212

Facebook RSS Beslemesi
sponsor reklamlar

© Tüm Hakları Saklıdır - www.keyfizar.com
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Wordpress seo Tema alexa bilgilerim Website Detay Creative Commons v3 ile Lisanslanmıştır!