En sevdiğim şeylerden biriside çevremde olan bitenleri dinlemektir.
İnsanlar ne konuşuyor?
Dertler ne?
Neyle eğleniyorlar?
Hâla içimdeki girişimcilik açlığını doyuramadığım için, bir gün bu insanların ihtiyaçlarını tam olarak anlayabilirsem (tabi sermayemde olursa) iyi bir girişime imza atabilirim diye düşünüyorum. Buna katılmayan pek çok arkadaşım var ama sermayeniz olmayınca belki de kendimi kandırmak için hep bu tezi savunurum. Neyse bu günkü hikayenin girişimcilik ile pek ilgisi yok zaten.
Sonunda yerli Dragon’s Den başladı. Yatırımcılar Alphan Manas, Gamze Cizreli, Yalçın Ayaydın, Nevzat Aydın ve Baybars Altuntaş’tan oluşuyor.
İlk bölümlerin acemiliğinden midir yoksa gerçektende yatırım arayışında olmamalarından mıdır bilemiyorum. Dragonların performansı oldukça kötü. Her biri başlı başına iyi iş adamlarından oluşsada, iyi bir iş geçmişleri olsada. İyi bir yatırım arayışı içinde olduklarını göstermiyor. Yarışmada sıksık bilmediğim bir iş kolu o yüzden yokum gibi tepkiler geliyor. Çok kısır bir düşünce.
Sorun bir yatırım fikrinin onlara cazip gelmemesi değil. Çünkü karşılarına gelen birçok fikir gerçektende cazip olmayabilir. Fakat bunu dile getirirken bir yatırımcıya yakışır şekilde. Ne bileyim finansal açıdan yetersiz gördüğünü, ortak olarak karşısındaki kişinin yetersiz olduğunu, iş modelinin verimli olmadığını, kolay taklit edilebileceğini vb. sebepler bulunabilir. Fakat yatırım için bilmediğim bir işkolu gibi bir savunma Dragonların gerçek bir yatırım mı arıyor yoksa bildikleri işi tekrarlayacakları iyi iş modellerimi arıyor düşüncesini akla getiriyor.
Perfomansını beğenmediğim Gamze Cizreli ve Yalçın Ayaydın umarım diğer sezonda değiştirilir. Baybars Altuntaş ve Nevzat Aydın bir süre sonra daha iyi performans sağlayacak gibi. Alphan Manas zaten iş geçmişiyle tam bir yatırımcı. Birden fazla iş kolunda faaliyet göstermesi onu tam bir Dragon yapıyor.
İzlemeye devam.
3
Mart
2010
Bir gün arkadaşımla beraber Ankara’dan, İstanbul’a giderken havaalanında rötardan dolayı uzun süre beklemek zorunda kaldık. Bir bankanın Lounge’ına girmek istediğimizde ise benim o bankaya ait kartım olmadığı için ekstra ücret istediklerinden girmekten vazgeçtik.
Fakat uçağın kalkmasına hâla vakit vardı. Oyalanıp sohbet ederken keşke bir playstation kafe olsaydı diye düşündüm.
Bu fikri daha sonra başka bir arkadaşımla konuşurken onada anlattım. Aklına yattı ve bir maliyet araştırmasına girdik ve neden olmasın deyip ayrıldık. Ben Ankara’ya döndüm o ise Bursa’da çalıştığı için Bursa’ya döndü ve günler süren telefon trafiği de başlamış oldu.
6
Kasım
2009
Fazla söze gerek yok. Sedat Kapanoğlu özetlemiş.
“Başarısızlık biriktiği zaman çok faydalı olabiliyor. İnsanlar sonuca o kadar çok odaklanıyorlar ki, sürecin kazandırdıklarının ne kadar önemli olduğunu göremeyebiliyor.”
Ne tür başarısızlıktan geçtiği ve ekşi sözlüğe kadar nasıl ilerlediğinin seceresi.
26
Ağustos
2009
100 yıllık Fenerbahçe Cumhuriyeti’nin, bizim 85 yıllık cumhuriyetimizden daha iyi durumda olduğunu görmek için bir maç yetti. Bir kere ahali cumhuriyetine daha sadık. “Kale”si daha iyi korunuyor, Başkan’ı daha az tartışılıyor. Avrupa konusunda da daha kararlılar.
Develi’de maç hazırlığı- Bir hayırlı sonuç almaya gittik. (Soldan sağa) Tahir Özyurtseven, Faik Açıkalın, Can Dündar, Erdal Güven, Ali Acar, Sedat Ergin (tek Beşiktaşlı), Münir Cankurtaran.
Pek maç kültürü olmayan biri Fenerbahçe-Chelsea gibi dev bir maça giderse ne olur? İşin içindekilere tanıdık gelen heyecan, bir acemi için hayret verici izlenimlere dönüşür.
Benim için de öyle oldu.
14
Ağustos
2009
M. Serdar Kuzuluoğlu’nun İTÜ İşletme Mühendisliği Kulubü’nün organize ettiği Bilişim Teknolojileri Zirvesi’nde girişimcilik vb. konularda yaptığı eğlenceli ve ufuk açıcı sunumunu paylaşmak isterim.
Bir çok önemli konuya değindi, sizlerle sadece aşağıdakileri paylaşacağım
diğerleri aşağıdaki videoda.
Bu konuda Serdar Kuzuluoğlu web sitesinde yayınlanan yazıyada aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
İnternet girişimcilerine dost tavsiyeleri – M. Serdar Kuzuluoğlu