Uzun yıllar evvel Ahmet Altan yazmıştı. Gündemi sarsan bir yazıydı, aklıma geldi yayınlamak istedim.
Mustafa Kemal, Selanik’te değil de Musul’da doğmuş bir Osmanlı paşası olsaydı, Kurtuluş Savaşı’nı Türklerle ve Kürtlerle birlikte gerçekleştirdikten sonra kurulmasına önayak olduğu cumhuriyetin adını “Kürdiye Cumhuriyeti” koysaydı, kendisi de Meclis kararıyla “Atakürt” adını alsaydı…
Kürdiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşlarına “Kürt” deneceği için hepimiz “Kürt” sayılsaydık, Taksim’e, Kadıköy’e, Kızılay Meydanı’na, Kordon’a “Ne mutlu Kürdüm diyene” pankartları asılsaydı…
“Kürdiye’de” Türk olmadığı, herkesin aslında Kürt olduğu söylenseydi, kendilerini Türk sananların aslında “deniz Kürdü” oldukları iddia edilseydi…
4
Mart
2011
19
Şubat
2011
Koskoca Kral Altıncı George kekeleyerek konuşurken üstünü başını yırtacak.. Filmciler bunu hikâye yapacaklar.. Üstelik tahtta da o kralın kızı oturacak.. Koskoca Britanya Adası’nda bunu dert eden çıkmayacak.. Cık! Cık! Cık!
Şimdiden ilân ediyorum..
İki vakte kadar Oscar ödülleri dağıtılacak ya! İlânatım ona dair.. Vizyona girer girmez seyrettiğim “The King’s Speech” filminin başrol oyuncusu Colin Firth, kendi dalında büyük ödülü alır..
Daha da kimse onu geçemez..
17
Kasım
2009
Bu lafım, her meseleyi tarihten bir anekdot cımbızlayarak halletmeye çalışan köşe yazarlarımızadır.. Durumun bir benzerini bulur, hikâyeni anlatırsın.. “Atatürk o zaman böyle yapmıştı..” dersin.. Okurun kafasına iyi girsin diye bir de “Yaaaa işte böyleee!” çekersin.. Olur biter..
Bizim köşeciler de arada sırada kitap okur..
Eğer okudukları kitap Atatürk veya Kurtuluş Savaşı üzerine ise onlara fazladan üç beş günlük yazı konusu çıkar..
Ben de o yazıları okur, oturduğum yerden keyiflenirim.. Demokrasinin tartışıldığı her zeminde “Ama..” diye başlayan bir cümle varsa o cümlenin sonu mutlaka Gazi Paşamız’a ait bir anekdotla tamamlanır..
Oradan ahaliye verilecek ders çıkarılır..
Gazi Paşamız zamanında söylediği her yenin başına kakılacağını bilse adım gibi eminim bu kadar çok konuşmazdı..
Lakin ne yapacaksın? Çankaya’da oturuyorsun.. Ahalinin iki gözü sana dikili.. Herkes ağzından çıkacak yeni bir keramet bekliyor..
Mecburen konuşacaksın..
6
Kasım
2009
İnanamıyorum!..
Atatürk gibi bu milleti harcıyla, çimentosuyla birleştirip, bütünleştiren ondan bir ümmet değil bir millet yaratan muhteşem bir liderin, büyük bir önderin ölüm yıl dönümünde neler konuşuluyor?..
Kürt açılımı tartışmaları 10 Kasım’da başlatılır mıymış?..
Ya ne zaman başlatılacaktı?..
Atatürk gibi bir öndere yakışan bu değil midir?..
Atatürk bugün yaşasaydı, yarattığı bu milletin bağrından çıkan evlatların 25 yıldır halen savaştıklarını görseydi, “Ey millet ben sizin birbirinizle savaşmanız için mi savaştım?..” demez miydi?…
Mustafa Kemal gibi, geleceği gören, pragmatist, reel politiği dibine kadar hatmetmiş ve bir millet yaratmış lider “Hayır, hiçbir şey yapmayın… Yerinizde oturun, 30 yıl daha aynı terörle mücadele ediyoruz diye oturduğunuz yerde sayın..” mı derdi acaba?..