13
Haziran
2009
Microsoft’un X Box için geliştirmeye başladığı Natal projesi oldukça ilginç. Nintedo’nun yeniliklerinden sonra bir adım daha atılmış gözüküyor. En azından artık bilgisayar başında oturup pineklemektense, artık bizlerde oyundaki kahramanlar kadar yorulacak gibiyiz.
Aşağıda bu konuyu Çağatay Aktürk ve Murat Nahcivanı oldukça muzip bir şekilde tartışıyor.
Ama kafam bulandı bu proje nedir tam anlamadım diyorsanız sade ve düzgün anlatımı bir alttaki videoda.
28
Mayıs
2009
Kalabalık bir iş yerinde çalışıyorsanız, mutlaka bu takım oyunlarıyla gönüllü veya gönülsüz bir şekilde tanışmışsınızdır. En yaygın olanları Futbol, Bowling, Karting, Paintball vs.
Yeni alınan personeller aldıkları eğitimler ve takım çalışması gibi kavramlar yüzünden bu oyunların tadını da çıkaramaz oldu. Artık paintball sadece paintball değildir. Orada kendinizi göstermeniz ve nasıl organize ettiğiniz, liderlik yapıp yapmadığınız gibi şeylerin izlendiği zannedilir. Doğal davranmaktan vaz geçilir.
Bu profesyonel yaklaşıma tabiî ki karşı çıkmıyorum. Firmamızda profesyonel bir firma tarafından yapılan Assesment Center (Değerlendirme Merkezi) uygulamasının sonuçlarının ne kadar faydalı olduğunu inkâr edemem.

Yaşar Erdinç
Dr. Yaşar Erdinç, bir süredir Çarşamba akşamları (Perşembe gecesi tekrarı var) Sky Türk’te ekonomi programı yapıyor. İlk programında hep içimden geçen bir soruyu, kendi kendisine sordu ve cevapladı.
“Hoca, madem her şeyi biliyorsun. Borsa, döviz vs. Neden televizyonlarda program yapıyorsun veya okulda hocalık yapıyorsun. Sen bu paraları kazan, hayatını yaşa” gibi bir şeydi.
O da cevaben “Hocalık yapmaktan aldığı manevi zevkten, bilgi paylaşmaktan aldığı tatmin duygusundan bahsedip. Yatırımlarını da yaptığından bahsetti.”
15
Mayıs
2009

Sonunda Best Buy’da Türkiye’de
Son yıllarda birçok elektronik perakendecisi Türkiye’ye büyük ilgi ve iştahla giriş yapıyor. Bu birçok insan için iş, perakende sektörü içinse ek istihdam anlamına geliyor.
12 Mayıs 2009 tarihinde Best Buy International CEO’su Robert A. Willet, bir konuşma yaparak Türkiye’deki planlarını anlattı. Bu konuşmasındaki ilginç başlıklar ise, en düşük fiyat garantisini ilk planda vermeyecekleri ve web sitelerini ilk planda kurmayacaklarını söylemesi oldu. En düşük fiyat garantisi yerine, yüksek kalitede hizmet sunacaklarını söylemişler. Türk tüketicisinin ilk planda kulağına hoş gelen bir slogan olsada, tüketicinin tercih sebeplerinde fiyat çok büyük oranlarda en önde geliyor. Anlamadığım bir konu ise tıpkı MediaMarkt gibi web sitelerini ilk aşamada açmamaları oldu.
Umarım tüm PerakendeMan’ler için hayırlı olur.
11
Mayıs
2009
Bu akşam işten erken çıkıp, biraz alışveriş yapmak için markete gittim. Birkaç ıvır zıvır ve Sütaş yoğurt aldım. İçinden çok eğlenceli bir anket çıktı. Daha sonra internet sitelerini gezdim ve çok daha fazla eğlendim. Gazetelerde ve dergilerde zaten Faruken Bayraktare çizgilerine mutlaka rastlamışsınızdır. Ama daha fazlaları da yine bu internet sitesinde sizleri bekliyor.
1) Aşağıdaki yemeklerden hangisini daha çok seviyorsun?
a) İskender
b) Yoğurtlu mantı
c) Mantılı yoğurt
2) Gece uyanıp buzdolabına baktın ve yoğurt kalmadığını fark ettin, ne yaparsın?
a) Yatağıma döner.. Bak şimdi döner dedim de aklıma yoğurt geldi. Yok yoğurtsuz olmaz. Komşudan isterim.
b) O gece mideme yoğurt girmezse gözüme de uyku girmez. Sabaha kadar uyumam.
c) Yoğurtsever yoğurtseverin halinden anlar, gider bakkalı uyandırırım.
3) Misafirliktesin, yemek masasında yoğurt olmadığını fark ettin. Ne yaparsın?
a) Surat yaparım ama mecbur yemeğe çalışırım.
b) Ben yoğurtsuz sofraya oturmam. Aç değilmiş gibi yapar, köşede surat asarken arkadaşlığımızı tekrar gözden geçiririm.
c) Ne yani misafirsek esir değiliz ya. Bi’ koşu bakkala gider, boy boy yoğurt alır dönerim.
4) Issız bir adaya düşsen yanına alacağın 3 şey ne olur?
a) Şişme bot, olta ve inek.
b) Çakmak, yemek ve yoğurt.
c) Kaymaklı, kaymaksız ve süzme yoğurt.
5) Şimendifer kelimesi sana neyi çağrıştırıyor.
a) Bu yoğurtsever testi değil mi?Ne alâka anlamadım.
b) Treni çağrıştırıyor. Tren de ineği çağrıştırıyor. İnek de yoğurdu çağrıştırıyor.
c) Şimendifer, ferforje, trabzan… Bunun gibi pek çok şey neyi çağrıştırıyorsa onu, yoğurdu tabi ki!
Değerlendirme :Kendinize her A şıkkı için 0, her B şıkkı için1, her C şıkkı için2 puan yazın. Tüm puanları toplayın. Bakalım nasıl bir yoğurtseversiniz?
Mükemmelsin! Sen de gerçek bir yoğutseversin. Sağlıklı, sapasağlam, neşeli birisin! Yoğurdun doğal lezzetini keşfetmiş, üzerine bir de kitabını yazmışsın! Yoğurdu bol bol yemeye devam et, sakın ara verme. Sana bol yoğurtlu günler gerçek yoğurtsever…
Selam sana son mertebeye henüz ulaşmamış yoğurtsever. Doğru yoldasın. Farklı yoğurt çeşitlerini de keşfetmeye başla, yoğurdun tüm güzelliğiyle kucaklaş. Çok yakında sen de gerçek bir yoğurtsever olacak, arkadaşlarına faydasını anlata anlata bitiremeyeceksin. Aynen devam…
Henüz bu gerçek lezzetle tam anlamıyla kucaklaşamamışsın. Ama olsun, bu sağlıklı lezzeti keşfetmek için geç değil. Unutma! Hiçbir şey bir kâse dolusu yoğurttan alacağın benzersiz keyfin yerini tutamaz. Kendine iyi bak, yoğurdu ihmal etme…
Bir zamanlar internet teknolojilerine iyice sarmıştım. Asp, Php, Html vs. öğrenmeye çalışıyordum. Öncelikle kitapçılarda kalın kalın kitapları inceler, en anlaşılır (en anladığım) kitabı alır eve koşardım. Büyük bir hevesle kitabı okumaya başlardım “Evet <body> sonra şunu yaz, evet ISS falan filan, sonra bir bakmışım sıkılmış ve kitabı bir kenara bırakmışım.
İşte o sıralarda bilişim dergilerinde Hakkı Öcal kitapçıkları verilmeye başlandı. Aslında bunlar büyük dev eserlerdi ve işin tuhafı bu sefer okuduğumu anlıyordum. Örnekleri yaptığımda çalışıyordu. Müthiş zevk alıyor, bir webmaster olma düşü peşinde koşuyordum.
Eğer programlama ile ilgileniyor ve anlaşılır bir dil ile konuları okumak istiyorsanız, internette ufak bir arama ile bu kitapçıklara ulaşabilirsiniz.
Bu blog’u yayınlamaya başlayınca aklıma o günler ve Hakkı hoca geldi. Bir nesile basit bir dille çok şey öğreten, süper insan. Onu tanımıyorum, ama umarım şuanda iyi ve mutludur.
Bu arada webmaster olmadım J ama bir elektronik perakende firmasında, PerakendaMan olarak çalışmaktayım.
Biyografisi için burayı tıklayın.
Bu yazıyı yazdıktan sonra hakkı hocayı www.computerworld.com.tr adresinde buldum. Yazılarını keyifle okumaya devam.
Uzaktan bağlantıyla pozitif tv tarfaından yapılmış bir video sohbet buldum. Hakkı Öcal’ı kendi ağzından da tanıma imkanınız oldu.
Not.: Sohbet esnasında çöpü değiştiren adam ve sunucunun hazırlanmadan soru sormaya çalışması ise komik.
8
Mayıs
2009
Yukarıdaki soru detay gibi gözükse de aslında birçok sorunuzun cevabı olabilir veya aklınıza bile gelmeyen soruları kendinize sormanızı sağlayabilir.
Yeni bir iş kuruyorsanız veya bir firmada çalışıyorsanız. İlk başta yapmanız gereken en iyi olmaya çalışmak değil, öncelikle rakiplerinizden (Aynı işi yapan firma, mesai arkadaşınız vb.) daha iyi olmaya çalışmak olmalıdır.
Hedefinizi koyarken belirli bir sistematik içinde düşünüp, doğru hedefe adım adım yaklaşmalısınız. Düşünün bir işyerinde çalışmaya başladınız. Oradaki en iyi personel olma çabası içindesiniz, bu birçok insana itici gelebilir. Bu durumun birçok sebebi olabilir, ama en önemlisi sürüye yeni katıldığınız için sizi benimsememiş olmalarıdır. Buda size bilgi aktarmalarını engelleyecek ve gelişmenizi yavaşlatacaktır. O yüzden önce ekibin parçası olmaya çalışın. (İşini düzgün yapan ekibin, diğerlerinin değil!)
29
Nisan
2009
Genelde hep hangisi alınır ile başlanıp, teknik detaylar sıralanır. Bunları zaten birçok internet sitesinde bulabilirsiniz. Gelin bu sefer tersten başlayalım.
Bu aralar müşterilerine en çok sıkıntı yaşatan markalar Hp ve Toshiba. Bu iki marka, tüketici aldığı ürün ile sıkıntı yaşayınca serviste müşterisine çile çektirme konusunda çok başarılı.
Neler mi oluyor?
-Ürününüz 30 gün serviste bekliyor. Ama 30 gün hiçbir zaman 30 gün değildir, iş günü olmak zorunda. Bu firmalar Cumartesi ve Pazar çalışmadığı için 30 gün aslında 36 gündür J
-Bedel iadesi istediğinizde Hp önce süresini sonuna kadar kullanır. (Yukarıda bahsettim) Daha sonra siz iade talep kaydı açtırırsınız. Bunun üzerine Hp sizin işleminizi takip için koordinatör atar. (Koordinatör kulağa hoş geliyor öyle değil mi? Sadece o kadar, bu kişiden daha fazlasını beklemeyin.) Sizden iade talebinize karşılık, ürün faturası, banka bilgileri gibi şeyleri kargo ile Almanya’daki bir adrese göndermenizi ister. Bu işlemleri de tamamladıysanız 3 ay içinde paranız hesabınızda. O yüzden bedel iadesi yerine muadil ürün tekliflerini kabul edin. Bu arada karşınıza tek sorun çıkar. Muadil ürün birkaç kez model değiştirebilir. Ama para iadesinden daha kolay tamamlanır bu işlem.
Firma içinde öneri veya fikirleri değerlendiren bir komisyon oluşturulmuştu. ( Birkaç kişiydi ama bir kişiye siz yazılı olarak önerinizi yolluyordunuz. Oda bu fikri tutmadıysa size teşekkür ediyordu.) Kısacası bu önerileri şuan için uygulamadılar.
Ben ısrarlıyım aşağıdaki uygulamalar özellikle şanslı il uygulaması satışı artırıcı bir uygulama olacaktır. Müşteri talebini ölçmek ve yeni müşteri kazanmak için fırsat yaratacaktır.
Genel müdürümüze yazdığım yazıyı sizle paylaşmak istedim.
Unutmayın uygun zemin bulunduğunda her öneri söylenmelidir, uygulanıp uygulanmadığı ayrı bir konu.
1. Banner ortaklığı
2. Şanslı il uygulaması (Mağazaların olmadığı iller için uygun fiyatlı ürünler)
Banner Ortaklığı : Bu sistem uzun yıllardır alışveriş sitelerinin, bir çok internet sitesinde kampanyaları duyurmak için kullandıkları bir yöntem. Yaptırılan alışveriş karşılığında kârlılığın paylaşımını esas almaktadır. (Çok ufak bir kârın verilmesi)
Bannerlarınızı sitelerinde yayınlamak isteyen webmasterlar sitemize üye olarak reklam duyularımıza talip olurlar. Bu site içeriği uygun ise bizden alacağı reklam kodlarını internet sitesinde uygun bulduğu kısımda yayınlar. Bu linke tıklayıp gelinir ve satış gerçekleşir ise, satış üzerinden komisyonu verilir. Bu komisyonlar belli bir miktara ulaşınca (Ör:50YTL) üyenin hesabına bu para transfer edilir.
Son yıllarda blog satıcılarıda elektronik ürünler hakkında görüşlerini belirtmekte ve satış için yazılarında reklam bannerları bulundurmaktadır.
Şanslı İl Uygulaması : Mağazamızın olmadığı illerinde ilgisini çekmek ve basında farklı bir kampanya ile yer almak için uygulanabilecek bir proje diye düşünüyorum.
Mağazalarımızın olmadığı illerde günlük kampanyalar, ekstra indirimler ile satılabilir.
Hangi ilin şanslı il olmasını istersiniz veya hangi ürünün kampanyalı olmasını istersiniz anketleri ile katılımcı ilgisi arttırılabilir. Bu sayede talebe göre uygun ürün bulunup kampanya düzenlenebilir.