10
Aralık
2009
Yöneticinden nefret mi ediyorsun? Yâda bazen seni çileden mi çıkarıyor?
Üzerindeki bu stresi aşağıdaki oyun vasıtasıyla atabilirsin. Çeşitli ofis malzemeleriyle yöneticini dövebilir, aynı zamanda güzel vakit geçirebilirsin.
Hem de, işini kaybetmeden.
23
Kasım
2009
Bir dönem kâbus gibi geçmişti. Yeni rakipler peş peşe mağaza açmaya başlamıştı ve bu yerler için personel arayışına girmişlerdi.
Satış kadrosunda düşük maaş baremlerinde olan veya iş ortamında beklediğini bulamayan (terfi vb.) personeller ekibi terk etmek için bekledikleri fırsatı bu dönemde yakalamışlardı. Genelde mantık yerine duygularıyla karar verir, birçoğu bir süre sonra pişmanlık içinde kıvranıp dururlardı. Bu eğilimdeki personeller 3-4 kez bu davranışı sergilemedikleri sürece anlık karar vermeye devam ederler. Bu süreçte kimileri aradığı fırsatı yakalar, çoğunluk ise aynı kısır döngüde devam eder. Bir işten çıkar, diğerine, diğerine, diğerine geçer durur…
12
Kasım
2009
Kriz zamanlarında iyi personelleri bulmak için firmalar zaman ayırmalı diye düşünüyorum. Çünkü kriz zamanlarında iyi elemanlar boşta kalır veya rakipleriniz alım yapmadığı için, aralarından iyileri seçebilirsiniz.
Ben ve bir grup arkadaşım şuan çalıştığım firmaya 2001 krizinden sonra, şirketin büyüme kararı aldığı zamanlarda dahil olduk. Bazılarımız belkide iş alternatiflerinin bu kadar kısıtlı olmadığı bir dönem olsa, bize teklif edilen maaş ve çalışma şartlarını kabul etmeyebilirdi. Şuan farklı firmalarda çalışıyor olabilirdi. Ama içinde bulunduğumuz şartlar bizi biraz daha kanaatkâr kılmıştı.
2
Kasım
2009
Harvard Business’ta yayımlanan bir analizde, ABD’nin ekonomik canlanmasının motoru haline gelmiş olan küçük işletmelerin dev boyuttaki süper şirketlere dönüşmesi için neler yapılması gerektiği ortaya koyuldu.
Analizde, küçük işletmelerin hiç beklenmedik anlarda, inanılmaz başarılara imza atabileceği ve tıpkı Google örneğinde olduğu gibi, yeni kurulan şirketlerin sıfırdan başlayıp on yıldan kısa bir süre içinde milyarlarca dolar kâr eden şirketlere dönüşebileceği gerçeğine vurgu yapıldı. Google, ender görülen bir örnek olsa da, küçük şirketler stratejik sosyal sorumluluklarla, ürünlerinin ne olduğunun bir önemi olmaksızın güçlenebilir.
4
Ekim
2009
Uzun yıllardır perakende sektöründe olduğum için “Kör Alıma” inanıyorum. Çünkü tam tersini yapanlar, kör alımdan daha fazlasını elde edemiyor ki.
Kör Alım mı ne demek? Alacağım ürüne çabuk karar verip sonuçlandırmak ve ürüne sahip olduktan sonra kusur aramamak.
Bir çok tüketici şuan hastalık derecesinde işler ile ilgileniyor. Elektronik bir ürün alıyor, bununla mutlu olup kullanmak yerine. Mantıklı insanların yapmayacağı şekilde, üründe kusur aramaya başlıyor. Mesela fotoğraf makinesi alır bunun burası biraz aralık der, notebook alır kafasını klavyeye dayar ve bundan ses geliyor der. Elbise alır üzerine tam olur, bir beden daha küçüğünü ister vb. vb.
Eskiden insanlar aldıkları ürünü zevkle kurcalar, harcadığı para karşılığında ufak da olsa mutluluk yaşardı. Şuan ki tüketim kültüründen mi kaynaklanıyor bilmiyorum ama yeni tüketici tipi aldığı üründen zevk alma çabası yerine, sorun bulmak ile ilgileniyor.
Ben genel de kör alım yaparım. Alacağım şeye kısa sürede karar verir, tadını çıkartırım. Bu güne kadar üzüntü verecek kadar büyük bir sorun yaşamadım.
İyi alışverişler, hayatın tadını çıkarın…
İlginç bir fikir ararken aklıma yine dâhiyane bir şey geldi. İnternet üzerinden prezervatif satışı, diyeceksiniz ki ne var yani bumu “dâhiyane”.
Evet, öyle diyorum çünkü daha detayları dinlemediniz!
Satışı bitirmek için, iki seçenek olacak. Bir tanesi eğlenceli satış, diğeri ise şuan vaktim yok acele bu işi bitirelim seçeneği.
Vaktim yok acele bu işi bitirelim: Sıradan tüm sitelerde olan satış sonlandırma işlemi.
26
Ağustos
2009
100 yıllık Fenerbahçe Cumhuriyeti’nin, bizim 85 yıllık cumhuriyetimizden daha iyi durumda olduğunu görmek için bir maç yetti. Bir kere ahali cumhuriyetine daha sadık. “Kale”si daha iyi korunuyor, Başkan’ı daha az tartışılıyor. Avrupa konusunda da daha kararlılar.
Develi’de maç hazırlığı- Bir hayırlı sonuç almaya gittik. (Soldan sağa) Tahir Özyurtseven, Faik Açıkalın, Can Dündar, Erdal Güven, Ali Acar, Sedat Ergin (tek Beşiktaşlı), Münir Cankurtaran.
Pek maç kültürü olmayan biri Fenerbahçe-Chelsea gibi dev bir maça giderse ne olur? İşin içindekilere tanıdık gelen heyecan, bir acemi için hayret verici izlenimlere dönüşür.
Benim için de öyle oldu.
21
Ağustos
2009
Son günlerde beni en çok firmanın deneyimli bir personeli olan üst yöneticim güldürüyor. Sebebini hemen arz edeceğim.
Daha önce çalıştığım firmalarda da buna benzer izlenimlerim olduğu için, artık genel bir tutum olduğunu düşünüyorum.
İlk başta ufak bir firmada patronunuzla diz dize çalışırsınız. Ekip dar olduğu için patronunuza her zaman ulaşır fikrinizi paylaşırsınız. Hatta zaman zaman sizin söylediğinizi uyguladığı için, kendinizi çok akıllı ve becerikli hissedersiniz. Daha sonra firma ufaktan büyümeye başlar, patron artık “Genel Müdür” olmuştur. Sizlerde en yakın çalışma arkadaşları olarak, meziyetlerinize göre belirli görevlere getirilmişsinizdir.
14
Ağustos
2009
M. Serdar Kuzuluoğlu’nun İTÜ İşletme Mühendisliği Kulubü’nün organize ettiği Bilişim Teknolojileri Zirvesi’nde girişimcilik vb. konularda yaptığı eğlenceli ve ufuk açıcı sunumunu paylaşmak isterim.
Bir çok önemli konuya değindi, sizlerle sadece aşağıdakileri paylaşacağım
diğerleri aşağıdaki videoda.
Bu konuda Serdar Kuzuluoğlu web sitesinde yayınlanan yazıyada aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
İnternet girişimcilerine dost tavsiyeleri – M. Serdar Kuzuluoğlu
İş hayatına ilk atıldığınızda artık etrafınızda bildiğinizin haricinde başka bir dilin konuşulduğunu duyarsınız. Önce size komik gelir, hatta ne gerek var bunlara dersiniz. Onun yerine şunu deseler derken, bir bakmışsınız o iş ağzını bir süre sonra farkında olmadan sizde kullanmaya başlamışsınız. Bunlardan bazılarını aşağıda cümle içinde kullandım ki, iş hayatında toy olmadığınız yeterince tecrübeli olduğunuz sanılsın. Bu kelimelerin gerçek anlamını zaten pek kimse bilmiyor, ama ne anlatılmak istendiği o camia tarafından kesinlikle anlaşılıyor. Zaten önemli olan anlaşmak değil mi? Buyurun size profesyonel iş jargonunu ve cümle içinde kullandığım örnekler.