4

Mayıs
2011

Genç kızları hedef alan bahar etkinliği

Yazar: Keyfizar  |  Kategori: Bir Yazar Bir Yazı  |  Yorum: Yok   |  253 views

Bunu başlığa yazdık ama beklentimiz o ki “Orta parmağım hıyar” diyenlere elinde tuzlukla koşan

saf kızlarımız karşılaşabilecekleri şeyleri uyanık olsunlar.. Çünkü başlarına gelebilecek “bahar etkinliği” umumi adaba mugayir bir şey..

Biz “Gelir bahar ayları.. Gevşer gönül yayları..” derken memleketin kadına hasret yiğit taifesini kastetmiştik.. Lakin olayı “hissi” boyutlarında yorumlayarak..

Buradan değerli hükümet adamlarına, fedakâr polis adamlarına sesleneyim..

Baharın yumuşak havası her bünyede “romantik” gelgitlere sebep olmuyor..

Hani yiğidin biri güzel bir kız gördüğünde; kalbine çırpıntı gelsin, gitsin çiçek toplasın, şiir yazsın..

Hatta belediyelerimizin peyzaj şaheseri bir Anayasa Parkı veya Cumhuriyet Parkı’na denk gelip, çayırı boş gördüğünde ayakkabıları yallah edip çimlerin üzerine zıplasın..

Baharda çayıra salınan danalar gibi koşuştursun..

Beklentimiz buydu..

2

Mayıs
2011

Bir Kraliyet Düğünü ile bizim düğünlerin farkı..

Yazar: Keyfizar  |  Kategori: Bir Yazar Bir Yazı  |  Yorum: Yok   |  185 views

Koskoca İngiltere Kraliyet Ailesi’nin oğlan tarafı olduğu bir düğünün görkemi bu mu olmalıydı? O kilise de olmasa düğünü sokakta yaptılar sanacaktık.. Gözlerimiz adam gibi bir gelin başı, ışıltılı bir burma bilezik aradı ama.. Çok eksik vardı çook..

Prens William ile orta sınıftan Kate Middleton’ın düğününü izleyen yerli cinsten kadınlar, büyük bir hayal kırıklığına uğradılar..

Bir toplum müfettişi olarak bunun altını baştan çizeyim..

Hayal kırıklığına uğradılar çünkü adına “Kraliyet Düğünü” denilen dünya çapındaki olaydan bekledikleri alayişi, tantanayı göremediler..

Gelin Kate Middleton çok güzel bir kız.. Benim ölçülerime göre kocaman elli, kocaman ayaklı, kocaman burunlu Lady Diana’dan çok daha güzel..

Çevresine verdiği elektrikten, saçtığı ışıktan da belli ki Lady Diana’dan çok daha zeki..

20

Nisan
2011

Öğle Namazı Kaç Rekâttır?

Yazar: Keyfizar  |  Kategori: Günlük  |  Yorum: 3  |  55 views

Vatan gazetesinde yayınlanan bu başlığı görünce merak edip baktım. Meğer YSK’nın 12 bağımsız milletvekili adayının, adaylıkları iptal edildiği için Van’da gösteri düzenlenmiş.

Gösteri izinsiz olduğu için polis olaylara müdahale edince, bazı göstericiler Hz. Ömer camisine sığınmış. Cemaatin içinde şüpheli gördüklerine “Öğle Namazı Kaç Rekâttır?” diye sorulmuş. Doğru yanıt veremeyenler gözaltına alınmış.

 

19

Şubat
2011

Kekeç Kral filmine göre İngiliz’de tarih şuuru yok

Yazar: Keyfizar  |  Kategori: Bir Yazar Bir Yazı  |  Yorum: Yok   |  69 views

Koskoca Kral Altıncı George kekeleyerek konuşurken üstünü başını yırtacak.. Filmciler bunu hikâye yapacaklar.. Üstelik tahtta da o kralın kızı oturacak.. Koskoca Britanya Adası’nda bunu dert eden çıkmayacak.. Cık! Cık! Cık!

Şimdiden ilân ediyorum..

İki vakte kadar Oscar ödülleri dağıtılacak ya! İlânatım ona dair.. Vizyona girer girmez seyrettiğim “The King’s Speech” filminin başrol oyuncusu Colin Firth, kendi dalında büyük ödülü alır..

Daha da kimse onu geçemez..

16

Ocak
2011

Kökü olmayan insanların geçmişle övündüğü ülke..

Yazar: Keyfizar  |  Kategori: Bir Yazar Bir Yazı  |  Yorum: Yok   |  171 views

Garabet, marabet.. Durumumuz bu.. Kimsenin kendi ataları hakkında bir A4 kâğıdını dolduracak bilgisi yok.. Ahalinin yüzde doksanı etnik kimliğinden ve coğrafyasından habersiz.. Ona rağmen bol bol övünüyoruz hem de başkasına ait doğru dürüst bilmediğimiz geçmişle..

Digitürk kanallarından birinde yayınlanan, denk geldikçe ağzımı açık bırakan bir program var..

“Who You Do Think You Are?”

Hollywood çıkışlı programın adı böyle.. Türkçe karşılığı “Kim olduğunu düşünüyorsun?” olarak çevrilebilir..

25

Aralık
2010

Hayri Hoca

Yazar: Keyfizar  |  Kategori: Bir Yazar Bir Yazı  |  Yorum: Yok   |  37 views

Onunla tanıştığımda 15 yaşındaydım. Benden epey büyüktü. Ama kendisine “abi” dediğimi hiç hatırlamıyorum. Çünkü o çevresindeki herkes için “Hoca“ idi, yani “Hayri Hoca“. Aramızda sadece yaş farkı yoktu: Ben o tarihte, sol hareketler için “egemen sınıf”ı temsil eden Galatasaray Lisesi’nde okuyordum, yani “burjuva“ydım; oysa İstanbul’un o dönemde “kenar mahalle” olarak bilinen semtlerinden Hasköylü’ydü, yani “halk çocuğu“ydu. Ama Hayri Hoca, romanlardaki gibi bir devrimciydi, insanlar arasındaki eşitsizlikleri önemsemez, bunları ortadan kaldırmak için samimi olarak çaba sarfederdi. Benim gibi Galatasaray Liseli “burjuva”larla dalga geçtiği doğrudur ama Hasköy, Okmeydanı, Kasımpaşa gibi mahallelerde bizlerin önünü en fazla açan kişilerden biri de o olmuştur.
Sizleri kendi hikâyemle daha fazla meşgul etmek istemem, çünkü Hayri Hoca’nın hikâyesi çok ama çok önemli ve hepimizin bir şekilde bu hikâyeden haberdar olması gerekiyor.

13

Kasım
2010

İstanbul’da trafik müdürü var mı?

Yazar: Keyfizar  |  Kategori: Bir Yazar Bir Yazı  |  Yorum: Yok   |  95 views

Başlığı özellikle böyle yazdım. Elbette İstanbul’un bir Trafik Müdürü var, üstelik son derece yetkin bir polis.
Ama, biliyorum ki, trafikle ilgili yazılar eğer işin başındakileri hedef almazsanız boşa gidiyor.
Çünkü başta o müdür olmak üzere ilgililer yazıyı ya hiç okumuyor ya da okuyup bir kenara atıyor. Hatta büyük ihtimalle “çok bilmiş” diye de öfkeleniyorlar.
İstanbul trafiği artık “cinnet” halde.

23

Ekim
2010

Çay, domates taşa gelir.. Aşa gelmez, kaşa gelir..

Yazar: Keyfizar  |  Kategori: Bir Yazar Bir Yazı  |  Yorum: Yok   |  20 views

Esnafın ufağına diyecek lafım yok ama sıfatının önünde “süper” tarifi olanların şerrinden ahaliyi Allah korusun.. Ya bunlarda vicdan kalmamış.. Veya Türkiye’yi çökertmek için “süper marketçi” kılığına girip durmadan etiketleri değiştiren uzaylı bir çete var..

Sinirim tepemde.. Marketten geliyorum.. Kara vicdanlılar, demlik poşet çayın doksan altılık kutusu için on bir buçuk lira fiyat çakmışlar..

Önceki yıl üç lira küsur kuruştu aynı paket..

Geçen yılın baharında tuttular, beş buçuk lira yaptılar..

Neredeyse yüzde altmış zam.. Bu yıl yaz başında aynı paketin etiketine bir göz atayım dedim.. Yedi küsur lira olmuş.. Eh yani!

O günden beri kafamda “Terlemeden mal kazanan zalimler..

Can verirken soluması zor imiş..” mealinde bir “çay yazısı” vardı..

Elimiz ona değdi, buna değdi, avarelikten bir türlü yazamadık..

Sen misin yazmayan? Bugün markette bir elim çaya gitti..

Bir gözüm etiketine.. Bir baktım benim dadandığım markanın paketi olmuş size on bir lira elli kuruş..

22

Ekim
2010

Ne idüğü belirsiz kişiler.. Fikirleri göz göz ışıldar..

Yazar: Keyfizar  |  Kategori: Bir Yazar Bir Yazı  |  Yorum: Yok   |  51 views

Elin adamı teknolojiyi geliştirir, insanlığın hizmetine sunar.. Bizim adamımız da o teknolojinin ek yerini arar ki hizmet alanları cezalandırsın.. O da yaratıcılık bu da yaratıcılık lakin fikirler ayrı.. Zaten fikirler hep bir olsa kurtla kuzu kardeş olurdu..

Durup dururken bir telefon geliyor.. Öte yakadaki ses Emniyet’ten aradığını iddia edip konuya giriyor:

“Sizin telefonunuzdan bazı şahıslara küfürlü hakaret mesajları atıldığını tespit ettik..”

Hoppala Hasan Dayı! Münasebetsiz yerim seyirdi..

İnsan böyle bir sürpriz suçlama karşısında haliyle cep telefonundan beter titreşime girer.. Hele karşınızdaki polisim, diyorsa..

İtiraz ediyorsunuz, karşıdaki ses bereket versin yatıştırıcı:

“Sizi suçlamıyoruz, cep numaranız taşıyıcı olarak kullanılmış.. Asıl kullanıcıyı arıyoruz.. Lütfen hatta kalın..”

Başlıyorsunuz beklemeye..

Telefon açık kaldığı sürece sizin aletten bilinmeyen kişinin aletine kontör yükleniyor..

19

Ekim
2010

Ruhunu satacaksan yine sat ama işlemi el altından yap!

Yazar: Keyfizar  |  Kategori: Bir Yazar Bir Yazı  |  Yorum: Yok   |  11 views

Bu memleketin sağına soluna güven olmaz.. Hele ki hükümet adamlarının ipiyle kuyuya inilmez.. Sen “Ruhumu sattım.. Parasıyla da üç daire aldım.. Birinde oturuyor, ikisini kiraya veriyorum..” diye şişinirken bir bakmışsın ki Osmanlı’nın tavşan avlayan arabası tepende..

“Ruhumu kaça sattığımı yarın açıklıyorum..” anonsundan sonra Bay Ertuğrul Özkök’ün yazdığı yazı benim gibi beklentileri olan bir köşe yazarı için hayal kırıklığıdır..

Satış olacak ki rayic belirlensin..

Elimizin altında hazır ruhu işlem görmüş bir büyüğümüz var.. Fiyatı bir öğrensek biz de kendimize göre bir rayiç belirleyeceğiz..

“O beşe gitmişse ben yediye giderim arkadaş.. Benim halı sahada gol krallığım var..”

“Ben de en az altı ederim.. Benim dötüm daha büyük.. Salon salomanje..”

“Tövbe sekizden aşağı olmaz.. Ben tok satıcıyım..”

Page 1 of 212

Facebook RSS Beslemesi
sponsor reklamlar

© Tüm Hakları Saklıdır - www.keyfizar.com
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Wordpress seo Tema alexa bilgilerim Website Detay Creative Commons v3 ile Lisanslanmıştır!